(6762 S. K. m. 20, 25, 1301) (818 S. K. m. 133, 198)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 5.4.2010 tarih ve 2008/100-2010/227 Sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28.6.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklamayla anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. R. U. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi S. G. B. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili nezdinde makine kırılması sigorta poliçesiyle sigortalı Alpin Ambalaj San. Tic. Ltd. Şti'ne ait baskı makinesinin hasarlandığını ve amacına uygun çalışmaması sebebiyle imalatçı olan davalı şirkete ihbar yapılmasına rağmen sonuç alınamadığından Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/60 D. İş sayılı dosyası yapılan tespit sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuna göre makine valsinde imalat hatası bulunduğunun anlaşıldığını, 11.376,00 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, hasar tazminatının müvekkile ödenmesi konusunda çekilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, anılan meblağın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu baskı makinesinin İş Finansal Kiralama A.Ş.'ye satıldığını, bedelinin de bu şirket tarafından ödendiğini, Alpin Ambalaj Ltd. Şti. kiracı konumunda olduğundan ayıp sebebiyle dava açamayacağını, makinenin 10.10.2006 tarihi itibariyle davacının sigortalısının işyerine sağlam teslim edildiğini, makineyi kullanan Alpin Ambalaj Ltd. Şti. ve İş Finansal Kiralama A.Ş'nin yasal süresinde ayıp ihbarında bulunmadıklarını, taşlama işlemi ve krom kaplama tespitten önce yapıldığı için tespit raporu ile 3 ay öncesinde valste imalat hatası olup olmadığının tespit etmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından dava dışı İş Finansal Kiralama A.Ş. ye hitaben düzenlenen 7.9.2006 tarihli proforma faturada makinenin bir yıl malzeme ve imalat hatalarına karşı garantili olduğunun açıklandığı, makinenin 10.10.2006 tarihli fatura ve sevk irsaliyesi İş Finansal Kiralama A.Ş'nin kiracısı olan Alpin Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti'nin Bursa'daki işyerine teslim edildiği, bir süre sonra makinenin baskısındaki hatalar sebebiyle davalıya telefonla ayıp ihbarlarının yapıldığı, ortaya çıkan ayıplar bilirkişi raporlarına göre gizli ayıp niteliğinde olduğundan B.K.nın 198/3. maddesine göre ayıp ihbarının Alpin Ambalaj Ltd. Şti. tarafından yasal süre içerisinde yapıldığı, ayıp ihbarından 3-4 ay sonra davalı şirket çalışanlarının makinenin bir kısım parçalarını değiştirdikleri, ancak buna rağmen makinenin baskı kalitesinde düzelme olmayınca 7.5.2007 tarihinde Kartonsan Firmasına vals taşlama işi, 9.5.2007 tarihinde Kayahan Makine A.Ş'ye krom kaplama işi, 11.5.2007 tarihinde yeniden Kartonsan firmasına vals taşlama işinin yaptırıldığı ve bu şekilde makinedeki imalat hatasından kaynaklanan ayıpların giderildiği, ticari satımlarda uygulanan T.T.K.nın 25/3. maddesine göre alıcının satıcıya maldaki gizli ayıplar sebebiyle ihbar yapmasında B.K.nın 198. maddesine atıf yapıldığı, sigortalı Alpin Ambalaj Ltd. Şti'nce zamanaşımı süresi içinde ayıp ihbarında bulunulduğu, davalı tarafından düzenlenen 7.9.2006 tarihli proforma faturada sürenin bir yıl olarak belirtildiği, B.K.nın 133. maddesinde zamanaşımını kesen sebepler düzenlenmiş olup tanık beyanlarına göre makinenin tesliminden 1,5-2 ay sonra davalıya arıza bildirimi yapıldığı halde bu arızanın giderilmesine yönelik çalışmaların davalı tarafından 3,5-4 ay sonra yapılıp bir kısım parçaların değiştirildiği anlaşılmakla bu işlemlerin B.K.nın 133/1. maddesine göre zamanaşımını kesen vakıalardan olduğu, davalı taraf esasa dair cevap süresi içerisinde ve sonrasında açıkça zamanaşımı definde bulunmadığından bilirkişi kurulunun dava açılması için 6 aylık ihbar süresinin geçtiğine dair görüşüne itibar edilmediği, ihbarın yasal süre içerisinde yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüyle 11.376,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, makine kırılması sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davaya konu makinedeki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, tanık beyanlarına göre ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, bilirkişi kurulunun dava açılması için 6 aylık ihbar süresinin geçtiğine dair görüşünün yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar tacir olduğundan somut olay bakımından uyuşmazlıkta T.T.K.nın 25/3. maddesinde öngörülen hükümler ile bu maddedeki atıf uyarınca B.K.'nun 198. maddesinin 2. ve 3. fıkrasındaki düzenlemelerin nazara alınması gerekir. Davalı vekili, makinenin 10.10.2006 tarihinde davacının sigortalısının işyerine sağlam teslim edildiğini, yasal süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, ayıp ihbarının sözlü olarak yapıldığının tanıkla ispatının mümkün olmadığını, hükme esas alınan Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/60 D.İş sayılı dosyası raporunun ise makinenin tamirinden önce ve tamirinden sonra basılan poşetler üzerinde yapılan incelemeye dayalı olduğunu, makinenin tamirinden önce basıldığı iddia edilen poşetlerin gerçekten tamirden önce basılan poşetler olduğuna dair dosya kapsamında delil bulunmadığını, bu sebeple makinedeki hasarın imalat hatası olduğuna dair tespitin kabul edilemeyeceğini bildirmiştir. Bu itibarla taraflar tacir olduğundan ayıp ihbarının T.T.K.nın 20/3. maddesinde hükme bağlanan usullerle ve T.T.K.nın 25/3. maddesinde öngörülen süreler içinde ve gizli ayıp olması halinde B.K.nın 198. maddesinin 2. ve 3. fıkralarındaki belirtildiği üzere derhal yapılması gerektiğinin gözetilmesi gerekir. Mahkemece, anılan hususlar gözden kaçırılarak, davalı vekilinin itirazları üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 28.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy