(6762 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.02.2011 tarih ve 2010/816-2011/138 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Murat Azaklı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili nezdinde sigortalı şirkete ait profil boru emtianın davalının konşimentosuna kayden M/V Kapıtonas Stulpınas isimli gemi ile yapılan sevkiyat sırasında hasara uğradığını, hasar bedelinin müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, rücuen tahsili için davalı aleyhine Kadıköy 1. İcra Müdürlüğü'nde yapılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının sigortalısına ait emtianın Karadeniz Ereğli limanından yüklendiği davalıya ait M/V Kapıtonas Stulpınas adlı gemi ile Amerika'ya nakliyesi sırasında hasar gördüğü, meydana gelen hasar nedeniyle 6.151,63 TL'nin davacı tarafından 25.12.2007 tarihinde sigortalıya ödendiği, hasarın davalının sorumluluğunda meydana geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, alacak likit olduğundan asıl alacağın %40'ı oranında 2.460,65 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir. 20.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu´nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir". Bu yasal düzenlemeye dayalı olarak İstanbul´da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu´nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olup, yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiştir.
Somut olayda, deniz yoluyla Türkiye/Kdz. Ereğli'den ABD/Baltimor limanına gemi ile taşınan emtiada taşıma sırasında hasar meydana geldiği iddiasına dayalı rücuen tazminat isteminde bulunulmuş olup, uyuşmazlık 6762 sayılı TTK.'nın "Deniz Ticareti" başlıklı 4. kitabında düzenlenen hükümler gözetilerek çözümleneceğinden davanın görülüp sonuçlandırılması Denizcilik İhtisas Mahkemesi´nin görevine girmektedir. Görev hususu yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden göz önünde tutulacağından, görevsizlik kararı verilerek, dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla görev yapan Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerekirken davanın esasına yönelik hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.10.2012 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy