(4721 S. K. m. 705, 716)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 21/04/2011 tarih ve 2011/14-2011/252 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Vedat Yalçın tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra, işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının davacı aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, taraflarınca takibin iptali hususunda İcra Hukuk Mahkemesi'ne şikayet yoluyla dava açılmış ise de bu davanın sonuçlanması beklenmeden davacıya ait bağımsız bölümün satışının istendiğini, yapılan ikinci ihalede taşınmazın 15.800,00 TL bedelle alacağına mahsuben davalı tarafından satın alındığını, süresinde ihalenin feshi davası açılamadığından ihalenin kesinleştiğini, ancak bu aşamadan sonra İcra Hukuk Mahkemesi'nce takibin iptaline karar verildiğini ileri sürerek, takip iptal edildiğinden taşınmazın satışının iptali ile yeniden davacı adına tapuya tesciline, taşınmazın 3. kişiye devrolunmuş olması halinde ihale bedeli olan 15.800,00 TL'nın ve davacının satış tarihinden itibaren mahrum kaldığı kira geliri için şimdilik 200,00 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşınmazın takip dosyasında yapılan ihalede alacağına mahsuben müvekkili tarafından alındığını, ihaleden haberdar olan davacının satışın durdurulması yönünden herhangi bir girişimde bulunmadığı gibi, ihalenin feshi davası da açmadığını, bir zararı varsa buna kendi kusuru ile sebep olduğunu, kaldı ki usule ilişkin sebeplerle takibin iptaline karar verilmiş olup, kararın henüz kesinleşmediğini, davacının borcunun sabit olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı Banka'ya borçlu bulunduğu yönünde taraflar arasında ihtilaf olmadığı, taşınmazın bu borç nedeniyle satıldığı, ihalenin yasal koşullara uygun olarak yapıldığı, ihalenin iptali sonucunu doğuracak şekilde talepte bulunulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yon bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy