(6102 S. K. m. 56)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 9.2.2011 tarih ve 2009/81-2011/32 Sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.9.2013 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklamayla anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin DrBeckmann markası altında leke çıkartıcıların üretimini ve satışını yaptığını, özel formüllü kimyasal bileşiklerin StainDevil (leke şeytanı) ve StainMagician (leke sihirbazı) alt markalarıyla farklı ülkelerde piyasaya sürüldüğünü, davalıyla başlattıkları distribütörlük görüşmelerinin Türkiye'deki 2001 yılı ekonomik krizi sebebiyle askıya alındığını, ancak davalının bir takım leke çıkarıcıları, Dr. Clean üst markası ve Leke Sihirbazı alt markasıyla piyasaya sürdüğünü, Leke Sihirbazı ibaresinin müvekkilinin kullandığı StainDevil ve StainMagician ibarelerinin anlamdaşı olduğunu, davalının kullandığı broşür, etiket ve şişenin, müvekkilinin kullandıklarıyla benzer bulunduğunu ileri sürerek, davalının yarattığı haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini, 10.000,00 TL. maddi ve 40.000,00 TL. manevi tazminatın davalıdan tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tescilli markasını kullandığını ve bu marka iptal edilmediği sürece yasal korumadan faydalanabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı vekilinin 24.9.2010 havale tarihli dilekçesi ve 12.11.2010 tarihli oturumdaki beyanıyla maddi tazminat taleplerini atiye terk ettiği, davacının tescilli Dr. Beckmann + şişe şekli ibareli 2001/18194 Sayılı markasının, marka tescilindeki şişe görseline uygun şekilde emtia listesindeki ürünler için kullanıldığı, davalının ise tescilli Dr. Clean ibaresini taşıyan markasını kullandığını beyan etmesine rağmen, şişe ambalajı kullanımının, teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı ve markalarında da bu görselle ilgili bir şekil bulunmadığı halde, davacı ürünüyle iltibas oluşturur nitelikte bulunduğu gerekçesiyle maddi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, diğer talepler yönünden davanın kısmen kabulüyle davalının haksız rekabetinin tespitine ve önlenmesine, takdiren 5.000 TL. manevi tazminatın ticari faiziyle davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespit ve önlenmesiyle maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hüküm özetinin ilanı istemlerine ilişkindir.
Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, davalının ürünlerinde leke sihirbazı ibaresini kullanmasının, ürünlerin broşür, etiket ve şişe kompozisyonlarının, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu ileri sürülmüş, mahkemece kurulan hüküm kısmında ise sadece davalının ürünlerinde kullandığı şişe görselinin haksız rekabet yarattığına karar verilmiştir. Davacı tarafça gerekçe yönünden temyiz itirazında bulunulmadığına göre, gelinen aşama itibariyle taraflar arasındaki uyuşmazlık, şişe ambalajlarının benzer olup olmadığı noktasında toplanmıştır. Bu konuda dosyaya sunulan tespit bilirkişi raporuyla mahkemece alınan 16.5.2005 tarihli ilk bilirkişi raporunda, tarafların şişe görsellerinin birbirine benzer görülmediği bildirildiği halde. 21.6.2010 tarihli 2. bilirkişi raporunda, tarafların şişe ambalajları arasında açık şekilde benzerlik bulunduğu belirtilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, dosyaya sunulan bilirkişi raporları arasında, yukarda belirtilen çelişki meydana geldiği halde, yeni bir bilirkişi heyeti aracılığıyla inceleme yaptırılarak, tarafların şişe ambalajları arasında benzerlik bulunup bulunmadığının ve bu durumun haksız rekabet yaratıp yaratmadığının tespit edilmesi, meydana gelen çelişkinin bu şekilde giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu sebeple davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına bozulmasına, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy