(6762 S. K. m. 54) (818 S. K. m. 41, 47, 49)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.12.2008 tarih ve 2007/138-2008/828 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 31.05.2011 gününde davacı avukatı ile davalı avukatı gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi M. L. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin 16.02.1982 tarihinde davalı şirketin ise 01.11.1993 tarihinde kurularak tescil edildiğini, davalı şirketin müvekkili unvanında yer alan ÖZDİLEK ibaresini unvanında kullanarak müvekkili itibarından haksız bir şekilde fayda sağladığını, davalıya 06.06.2005 tarihinde ÖZDİLEK ibaresini ticaret unvanından terkini amacıyla ihtarname yollandığını, davalının ihtarname üzerine 18.07.2005 tarihinde unvanındaki ÖZDİLEK kelimesini ÖZDİBEK olarak değiştirdiğini, fakat bir yıl sonra tekrar ÖZDİLEK unvanını kullanmaya başladığını ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ve durdurulmasını, anılan ibarenin davalının ticaret unvanından terkinini, www.bostanciozdilek.com, www.ozdlek.info internet sitelerinin kapatılmasını, şimdilik 3.000 YTL. maddi, 7.000 YTL. manevi tazminatın tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket ticaret unvanı ile davacı şirket ticaret unvanının iltibasa neden olmadığını, kaldı ki davacının sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğradığını, ayrıca davalı tarafından ÖZDİLEK kelimesinin davacı şirketten önce kullanılmaya başlandığını, dolayısıyla ÖZDİLEK kelimesi üzerinde gerçek hak sahibinin davalı şirket olduğunu savunarak, davanın usul ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin ticaret unvanı tescilinin (16.02.1982 Bursa), davalı şirketin tescilinden (01.11.1993 İstanbul) önce olması nedeniyle davacı şirketin tescil önceliğinin bulunduğu, bu nedenle davacının TTK.'nun 54. maddesi uyarınca davalı unvanının sicilden terkinini isteme hakkına sahip olduğu, gerek taraf sicil kayıtlarının farklı yerde olması, gerekse 2005 yılında yapılan ihtar üzerine davalının unvanını değiştirerek bir yıl sonra tekrar dava konusu unvanına dönmüş olması nedeniyle davalı lehine iyiniyet ilkesinin gerçekleşmediği, haksız rekabet teşkil etmeyen tescilli ticaret unvanın kullanılması dışında başkaca somut kanıt ve belge ibraz edilemediğinden davacı tarafın diğer istemlerinin reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin ticaret unvanından ÖZDİLEK kelimesinin çıkarılmasına, tescilli ticari unvanı kullanılması haksız rekabet teşkil etmeyeceğinden davacı tarafın diğer isteklerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince; Dava, haksız rekabetin tespiti, durdurulması, dava konusu ibarenin davalının ticaret unvanından terkini, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, TTK.nun 54/1 nci maddesi hükmüne göre, ticaret unvanı kanuna aykırı olarak başkası tarafından kullanılan kimse, bunun men'ini ve haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun şekilde değiştirilmesini veya silinmesini ve zarar görmüş ise kusur halinde bunun da tazmini isteyebilir. Kural olarak, tescilli unvanın kullanımı haksız rekabet teşkil etmez. Ancak, kusurlu ve kötüniyetli tescil halinde meydana gelen zarardan tescil ettiren sorumludur.
Somut olaya gelince; davacı tarafından davadan önce davalıya 06.06.2005 tarihinde ÖZDİLEK ibaresini ticaret unvanından terkini amacıyla ihtarname yollandığı, davalının ihtarname üzerine 18.07.2005 tarihinde unvanındaki ÖZDİLEK ibaresini ÖZDİBEK olarak değiştirdiği, fakat yaklaşık bir yıl sonra tekrar ÖZDİLEK unvanını tescil ettirerek kullanmaya devam ettiği dosya kapsamı ile sabit olup, esasen bu eylemi ile davalının kötüniyetli ve kusurlu olduğunun kabulü gerekmesine rağmen, mahkemece, yazılı gerekçeyle davacının maddi ve manevi tazminat istemi reddedilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacının maddi ve manevi tazminat isteminin yukarıda belirtilen ilke çerçevesinde ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye olarak davacı tarafın maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy