(818 S. K. m. 47)
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/06/2011 tarih ve 2010/510-2011/294 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …… tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin Dalaman/İstanbul arası seyahat için davalıdan bilet aldıklarını, yanlarında bulunan kedi ve köpeklerinin de davalının kargo bölümüne teslim edildiğini, uçaktan indiklerinde köpeklerini sağlam olarak teslim aldıklarını, ancak kedilerini koydukları kafesin kapağı açık, içi boş şekilde kendilerine teslim edildiğini, olay nedeniyle manevi üzüntüye kapıldıklarını, kişilik haklarının zedelendiğini ileri sürerek, ayrı ayrı 10.000 TL'den toplam 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, hüküm özetinin gazetede ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalılara ait kedinin davalı tarafından taşınması sırasında kaybedildiği, olay nedeniyle davacıların manevi üzüntüye kapıldıkların, hüküm özetinin ilanı halinde davacıların elde edeceği yarar ile davalı şirketin uğrayacağı zarar arasında oransızlık bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.500 TL ayrı ayrı manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dava taşımadan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkin olup, karar tarihinde yürürlükte olan 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi, hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır hükmünü haizdir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, davacıların kedisi taşıma sırasında kaybolmuş olup, mahkemece, olayın kendine özgü tüm özellikleri göz önüne alınarak, daha ılımlı ve adalete uygun, makul bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19/12/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)