(4389 S. K. m. 10) (5411 S. K. m. 61) (818 S. K. m. 306, 307, 472)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adıyaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.06.2011 tarih ve 2010/13-2011/358 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı V... T. A.Ş. Vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi V
Y
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin bilgisi dışında internet bankacılığı kullanılarak Adıyaman İ... Bankası Şubesi'nde bulanan hesabından, aynı bankanın başka bir şubesindeki üçüncü kişi hesabına 7.900 TL aktarılarak buradan nakden çekildiğini, işlem sırasında gönderilen SMS şifresinin davalı GSM şirketi tarafından talebi olmaksızın çıkartılan ve üçüncü kişilere verilen sim kartına gönderildiğini, internet bankacılığı sisteminde gerekli güvenlik tedbirlerini almayan davalı banka ile sim kartını üçüncü kişilere vererek SMS şifresinin bu kişilerin eline geçmesine sebep olan V... T. A.Ş.'nin meydana gelen zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, 7.900 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, müvekkilinin internet bankacılığı sisteminde her türlü güvenlik önleminin alındığını, davacının hesabından doğru şifre girilerek işlem yapıldığını, şifrenin korunmasının müşterinin sorumluluğunda olduğunu, zararın oluşmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı V... T. A.Ş. vekili, müvekkili şirketinin sadece haberleşme sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacının sim kartının sahte kimlikle yapılan müracaat üzerine değiştirildiğini, kimliğin sahteliğini tespit etme imkan ve sorumluluklarının bulunmadığını, zarara müvekkilinin sebep olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, yapılan işlemde davalı T. İ... Bankası A.Ş.'nin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı, buna karşı davacının %40, diğer davalı V... T. A.Ş.'nin ise %60 oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle, V... T. A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 4.740 TL'nin bu davalıdan tahsiline, fazlaya dair istem ve davalı banka hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı V... T. A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 Sayılı Kanun ile değişik 4389 Sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 61'nci maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. B.K.'nun 306 ve 307'nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa'nın 472/1'nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef'i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davaya konu internet yolu ile yapılan işlemlerle, davacı hesabından uyuşmazlık konusu paranın dava dışı kimliği belirli kişi adına havale edildiği çekişmesizdir. Dosya kapsamından, işlemlerde davacının üçüncü kişilerle el ve iş birliği ile veya başka şekilde kusurlu davrandığı kanıtlanmamıştır. Davalı Banka tarafından, hesapta bulunan paranın güvenliğinin tam olarak sağlanamadığı, kötü niyetli kişilerin işlemlerine karşı korunamadığı, bu kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak etkili mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmediği, bu önlemleri kullanmayı, müşterileri için zorunlu hale getirmediği anlaşılmaktadır. O halde, davalı Banka'nın hesaptan çekilen tüm paradan sorumlu olduğunun, ilke olarak kabulü gerekir. Bu durum karşısında, mahkemece, yazılı şekilde davacının kusurlu olduğu, davalı Banka'nın ise kusurunun bulunmadığı kabul edilerek hüküm konulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı V... T. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; somut olayda usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı V... T A.Ş'nin kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davacı ile bu davalı arasında internet bankacılığı ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, davaya konu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı bankanın zararıdır. Davacının alacağı, davalı banka açısından aynen devam etmektedir. Davacı talebini, akidi davalı bankaya yöneltmelidir. Şayet usulsüz işlemde davalı V... T. A.Ş.'nin bir kusuru mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı saklamakla yükümlü, bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı bankaya aittir. Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı V... T. A.Ş.'ne husumet düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın anılan davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no'lu bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) no'lu bentte açıklanan sebeplerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün mümeyyiz davalı V... T. A.Ş yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy