(818 S. K. m. 85)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.9.2011 tarih ve 2010/37-2011/202 Sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.9.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklamayla anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalının yapımcısı olduğu Baba Oluyorum isimli televizyon dizisinin yönetmeni olduğunu, ancak davalının 4. bölüme dair ücretin 3.161 TL'lik kısmı ile 7. ve 8. bölümlerin yönetmenlik ücretini ödemediğini, bu alacağın tahsili için başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin, söz konusu dizinin çekilen bölümlerine dair yönetmenlik ücretini fazlasıyla ödediğini, ayrıca davacının ödemesi gereken %17 oranındaki gelir vergisinin de müvekkilince ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında davacının, davalının yapımcısı olduğu Baba Oluyorum isimli dizinin yönetmenliğini yapması hususunda sözleşme imzalandığı, bölüm başına ücretin KDV hariç olmak üzere 13.000 TL olarak belirlendiği, 8 bölüm çekilen dizi için davacının yönetmenlik ücretine hak kazandığı, davalının ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda davacıya toplam 76.839,00 TL ödendiğinin tespit edildiği, halbuki hak edilen miktarın 104.000 TL olduğu, davalı tarafça sunulan ve ödemeye dair olduğu açıklanan banka dekontlarıyla ilgili defterlerde herhangi bir kayıt bulunmadığı, dekontlarda ve hesap ekstresinde ödenen miktarların neye dayalı olarak yapıldığı belirtilmediğinden, davaya konu alacakla ilgili olduğu yolunda net saptama yapılamadığı, takipten önce temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz istenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 27.161 TL yönünden itirazın iptaline, bu miktar üzerinden %40 oranında inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dosyada mevcut 21.4.2011 tarihli raporda davalı tarafından sunulan gider pusulalarıyla banka havalelerinin ayrı ödemelermiş gibi değerlendirilmesine, hükme esas alınan 2. bilirkişi raporunda ise gider pusulalarının davacı tarafından imzalanmamış olduğunun ve bu gider pusulaları karşılığında davacıya banka yoluyla ödeme yapıldığının açıklanmış bulunmasına, bu durumda raporlar arasında bir çelişki bulunmamasına, 818 Sayılı B.K.nın 85/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki sözleşme tarihinden önce yapılan ödemelerin sözleşme konusu borca mahsuben yapıldığının davalı tarafından kanıtlanmasının gerekmesine, davalının bu hususu kanıtlayamamasına ve sözleşmeye dayalı alacağın likit nitelikte bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, Baba Oluyorum isimli televizyon dizisinin mali haklarının devrine dair sözleşmeye dayalı yönetmenlik ücretinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlendiği konusunda uyuşmazlık bulunmayan sözleşmenin 5. maddesine göre, davalı bölüm başına 13.000 TL yönetmenlik ücretini ve ayrıca KDV.yi ödemekle yükümlü bulunmaktadır. Mahkemece, KDV dikkate alınmadığı takdirde davacının bakiye 27.161 TL alacağının bulunduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Gerçekten de davacı taraf yalnızca sözleşmede belirlenen yönetmenlik ücretini icra takibine konu etmiş olup KDV.ye dair bir talebi bulunmamaktadır. Ancak, davalı taraf yargılama sırasında davacının ödemekle yükümlü bulunduğu gelir vergisinin kendisi tarafından ödendiğini savunarak bu miktarın da dikkate alınmasını istemiş olup dosyaya sunulan gider pusulalarından gelir vergisi adı altında kesinti yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı sözleşmeyle yalnızca KDV.yi ödemeyi yükümlendiğinden şayet davacının ödemekle yükümlü bulunduğu gelir vergisini ödemiş ise bu miktarın davacının alacağından mahsup edilmesi gerekmektedir. O halde, mahkemece ek rapor ya da yeni bir bilirkişi raporu alınarak davacının ödemekle yükümlü olduğu gelir vergisinin davalı tarafından ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi ve ödeme yapılmış ise bu miktarın davacının alacağı belirlenirken dikkate alınması gerekirken yazılı şekilde gelir vergisi adı altında yapıldığı savunulan ödemenin KDV gibi değerlendirilerek hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy