(2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 483)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Çankırı Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15/10/2008 tarih ve 2006/974-2008/1298 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili bankadan aldığı kredi kartı borcunu süresi içinde ödemediğini, bu nedenle davalı ve kefili Y. E. aleyhine icra takibi yapıldığını, icra takipleri devam ederken dava dışı Y. E.'un kefillikten kaynaklanan borcunun tespiti için dava açtığını, bu dava devam ederken kefilin maaşından icra kesintisi yapılmaya devam edildiğini, adı geçen kefilin bu defa fazladan kesilen maaşı için istirdat davası açtığını ve davanın kefil lehine sonuçlandığını, bu nedenle müvekkili bankanın kefile 4.245,70 TL ödeme yaptığını, kefilden kesilen ve daha sonra ona iade edilen paranın davalının borcundan düşüldüğünü ileri sürerek, 4.245,70 TL'nin reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davacı banka şubesinden aldığı kredi kartı borcunu ödeyemediği için kendisi ve kefili hakkında icra takibi yapıldığını, borcun tamamını ödediğini, buna rağmen kefili olan Y. E.'un maaşından da icra yoluyla kesinti yapıldığını, davacıya mükerrer ödeme yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka tarafından borçlu ve kefilinden mükerrer tahsilat yapıldığı, dava dışı kefilin sorumlu olduğu miktarın üzerinde yapılan tahsilat için davacı bankaya karşı takip yaptığı ve fazla ödediği kısmı geri aldığı, dava konusunun da kefile yapılan iadeden kaynaklanan alacak olduğu, oysa asıl borçlunun borcun tamamını ödediği, davacının fazladan yaptığı tahsilatın iadesinden kaynaklanan alacağı talep hakkının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup uyuşmazlığın bu niteliğine göre bankacı bilirkişiden rapor aldırılması gerekirken bankacı olmayan bilirkişilerden birbiri ile çelişen iki rapor alınması ve mahkeme mali müşavirden alınan ilk rapora itibar edilmeyerek ikinci rapor alındığı halde tekrar yetersiz bulunan ilk rapora göre hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy