(6762 S. K. m. 4) (3095 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24/12/2010 tarih ve 2009/639-2010/690 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilleri S., A. ve E.'nunmirasbırakanı M. A.'ın, içindeki bulunduğu dava dışı N. K. idaresindeki aracın devrilmesi neticesinde vefat ettiğini, murisin eşi S. ve çocuklarının destekten yoksun kaldığını, S.'nin, tazminat alacağının 5.000 TL'sini davacı T. M.'a temlik ettiğini, kaza yapan aracın mali mesuliyet sigortacısı olan davalının zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik S. için 25.000 TL, T., A. ve E. için ise 5.000'er TL, destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılara SGK tarafından dul ve yetim aylığı bağlandığından müteveffanın ölümü nedeniyle uğradıkları bir zarar bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sürücünün tam kusurlu olduğu kazada murislerinin ölmesi nedeniyle davacı eş S.'nin 76.184,70 TL, çocuklardan A.'nin 7.690,47 TL ve E.'nun 17.784,78 TL destekten yoksun kaldıkları, S.'nin yoksun kaldığı miktarın 5.000 TL'sinin davacı T. M.'a temlik edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, S. için 25.000 TL, T., A. ve E. için 5.000'er TL'nin 26.12.2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde avans faizi talebinde bulunduğuna ve dava da 6762 sayılı TTK'nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari davalardan olduğuna göre, mahkemece 3095 sayılı yasanın 2. maddesi uyarınca avans faiz oranı nispetince temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken anılan husus nazara alınmadan yasal faize hükmedilmesi doğru değil ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hüküm bölümünün 1. bendindeki "yasal faiziyle" kısmı hükümden çıkartılarak yerine "3095 sayılı yasanın 2. maddesi uyarınca avans faiz oranı nispetince temerrüt faiziyle" ibaresi eklenmek suretiyle kararın düzeltilerek ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy