(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.12.2010 tarih ve 2010/309-2010/439 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlatılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra isin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, ACR Özel Sağlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti'nin 9800 pay karşılığı olan hissesini devraldığını, devir işleminin şirketin karar defterine ve ortaklar pay deflerine iplenerek karar defterinin notere tasdik ettirildiğini, durumun tescil ve ilan edilmek üzere ticaret sicil memurluğuna bildirildiğini, davalının, devralınan hisseler üzerinde haciz bulunduğu gerekçesiyle tescil talebini reddettiğini ileri sürerek, davalının 05.07.2010 tarih ve 9232 sayılı işleminin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, işlem tarihinde gelen haciz nedeniyle bakanlık talimatları doğrultusunda talebi reddettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünün 22.10.2002 tarih 8994 sayılı yazılarına dayanarak, davacının hisse devri talebinin reddine karar vermesinin doğru olmadığı, hissenin haciz tarihinden önce devredilmesi sebebiyle pay defterine kaydedilmemesinin ayrı bir tartışma konusu olmakla beraber, takip icra dairesinin, payın ait olduğu şirkete mahcuz hissenin başkasına devri yasağını kaldırması karşısında, sicilde bunun devam etmesinin düşünülemeyeceği, yasada haciz baki kalarak devrin tesciline de bir engel bulunmadığı, sicilin görevinin yasa gereği olan tescili yapmaktan ibaret olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının tescil talebinin reddine yönelik işleminin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy