(2004 S. K. m. 265)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25/02/2010 tarih ve 2010/227-2010/227 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: İhtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili, ihtiyati haciz istemine konu senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığını, bu nedenle anılan senette yazılı hakkın ciro yolu ile devri mümkün olmadığından M. Ö.'ın ihtiyati haciz isteminde bulunamayacağını, müvekkillerinin borçlu olduğuna ilişkin bir mahkeme ilamının mevcut olmadığını, ayrıca müvekkili şirketin söz konusu senetle bir ilgisinin bulunmadığını, senette şirkete ait bir imzanın yer almadığını, müvekkillerinin ihtiyati haciz kararı alan M. Ö.'a hiçbir borçlarının olmadığını ileri sürerek, müvekkilleri hakkında alınan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Alacaklı vekili, ihtiyati hacze itirazın İİK'nun 265 nci maddesinde belirtilen nedenlerden hiçbirisine dayanmadığını, ihtiyati haczin mahkeme ilamına dayandığını savunarak, itirazın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilamına uyularak, aleyhine ihtiyati haciz istenen şirketin ihtiyati hacze konu senette imzasının bulunmadığı ve ihtiyati haciz isteyen M. Ö.'ın ihtiyati haciz istemini dayandırdığı mahkeme kararında M. Ö.'a açılan menfi tespit davasının tarafı olmadığı, ihtiyati hacze dayanak teşkil eden menfi tespit davasında verilen red kararının bozularak ortadan kalktığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
1-) İhtiyati haciz kararına itirazın reddine ilişkin kararların temyiz incelemesi sonunda verilen kararlar kesin olup, karar düzeltme yolunun kapalı olmasına göre (İİK. 265/5), ihtiyati haciz isteyen vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-) Dava, ihtiyati haciz kararına itiraz ile kararın kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece verilen 22.03.2010 tarihli ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin kararın, Dairemizin 24.06.2010 tarihli ilamıyla muteriz D. B. yönünden onanmasına, muteriz Yap-Yat İnş. Tic. A.Ş. yönünden bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. İİK. 265/5. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararına itiraz ile ilgili verilen kararların temyiz incelemesi sonucu Yargıtay'ın verdiği kararlar kesindir. Dolayısıyla muteriz D. B. hakkında verilen ihtiyati haciz kararına itirazın reddine ilişkin karar 24.06.2010 tarihinde kesinleşmiştir. Buna rağmen mahkemece, muteriz D. B. yönünden de, ihtiyati haciz talebine dayanak teşkil eden İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki menfi tespit davasında verilen ret kararının Dairemizce bozulması gerekçe gösterilerek ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy