(6762 S. K. m. 3, 4, 21, 711)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İpsala Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.03.2009 tarih ve 2005/152 - 2009/64 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, 21.04.2005 tarihinde davalı H. A.'ın, keşidecisi E. E. olan ve değeri 40.000,00 TL olan çeki müvekkiline vererek karşılığında 15 adet büyükbaş hayvanın alım satımı konusunda anlaştıklarını, çekin karşılığının bulunup bulunmadığının araştırılması için Ziraat Bankası'na gittiklerini ve çeki teslim ettiğini, banka görevlisinin İş Bankası'na gönderildiğini, geldiğinde çekin karşılığının bulunduğunu, çek keşidecisinin güvenilir bir kişi olduğunu öğrendiğini, bunun üzerine müvekkilinin çeki tahsil etmek üzere Ziraat Bankası İpsala Şubesi'ne teslim ettiğini, çekin tahsili ile Ziraat Bankası'na olan borcunun mahsup edilmesini istediğini, çeki ciro ederek H. A.'a 15 adet büyükbaş hayvanı verdiğini, ancak keşide tarihi olan 30.05.2005 tarihinde müvekkilinin Ziraat Bankası'na gittiğinde çekin çalıntı olduğunu, hesabın müsait olduğunu ancak keşidecinin talimatı üzerine ödemenin yapılamayacağının bildirildiğini, çeki alarak İş Bankasına gittiğinde ise çekin karşılığı olmadığı için ödenemeyeceğini öğrendiğini, İş Bankası Kasımpaşa Şubesi'nin ağır kusurlu olduğunu zira 21.04.2005 tarihinde olumlu yanıt vererek hesabın müsait olduğunu bildirdiklerini, ancak E. E.'in 22.10.2004 tarihinde çalıntı çek ile ilgili bankaya müracaat ederek çeklerin çalıntı olduğunu bildirip ödememe talimatı verdiğini, buna rağmen banka tarafından çeklerin ödenebileceğinin söylendiğini, müvekkilinin zarara uğradığını, ayrıca keşidecinin men talimatının tedbir mahiyetinde olup ödemeden men kararı ile birlikte çek iptal kararı olmadıkça keşidecinin dilekçesinin dayanağı olmadığını ileri sürerek 40.000,00 TL'nin 30.05.2005 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı İş Bankası vekili, müvekkilinin taraf sıfatının bulunmadığını, maddi olayların gerçek olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı E. E. vekili davanın reddini talep etmiştir.
Davalı H. A. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, çek hakkında keşideci tarafından çalıntı olduğundan bahisle ödemeden men talimatı verilmiş olup bankanın çek bedelini ödememesinin yerinde olduğu, ancak çekin bankaya ibrazı üzerine kurulan kanuni borç ilişkisi ile muhatap bilgi amaçlı olarak kendisine ibraz edilen çekle ilgili olarak karşılığının bulunup bulunmadığını, ödemeden men talimatı verilip verilmediğini bildirmesi gerektiği, davacının 21.04.2005 tarihinde çekle ilgili olarak Ziraat Bankası İpsala Şubesi aracılığıyla İş Bankası'ndan herhangi bir problem olup olmadığı konusunda bilgi aldığı halde keşidecinin ödemeden men talimatının kendisine bildirilmediği, davacının güvenerek borç ilişkisi içine girdiği ve ciro ederek çeki kabul ettiği, davalı bankanın kusurlu olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranmayarak dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, davalı ciranta H. A.'ın ise ciro silsilesinde yer alarak çek bedeli bakımından sorumluluğunun bulunduğu, davalı E. E.'in elinden çek rızası hilafına çıktığı için TTK'nun 711/3. maddesi gereği ödemeden men talimatı verebileceği gerekçesiyle davalılar İş Bankası ve H. A. hakkındaki davanın kabulüne, 40.000,00 TL'nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle müteselsilen tahsiline, davalı E. E. hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, çeke dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili ticari iş niteliğindeki işbu davada TTK'nun 3, 4 ve 21. maddeleri uyarınca avans faiziyle tahsil isteminde bulunabileceği halde, avans faiziyle yasal faiz oranları arasındaki bir oranı ifade eden reeskont faiz oranı nispetinde temerrüt faizi isteminde bulunduğuna göre mahkemece, davacı vekilinin talebi doğrultusunda reeskont faiziyle tahsile karar verilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, davacı lehine bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalı Banka vekilinin temyizine gelince; yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalı Banka'ya çekle ilgili hatalı beyanda bulunması nedeniyle husumet yöneltilmiştir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, banka aleyhine dava açılabilmesi için öncelikle davacının zararının gerçekleşmiş olması gerekir. Davacının zararının gerçekleştiğinin kabulü için ise, davacının çek ilgililerine başvurarak temel ilişkiye ve kıymetli evrak hukuku ilkelerine göre çek bedelinin ödenmesini talep etmesi, alacağını bu kişilerden tahsil edememesi halinde kusurlu fiili bulunan davalı bankayı dava ederek, çek bedelini ondan istemesinin mümkün olacağı göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerekirken, bu süreç dikkate alınmaksızın davalı banka aleyhine de hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
4- Kabule göre de, davacı tarafın ticari ilişkiye girdiği kimseleri seçmede gereken özeni göstermemesi nedeniyle müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının ve varsa oranının tartışılıp değerlendirilmesi ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı İş Bankası A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı İş Bankası A.Ş. yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalı İş Bankası'na iadesine, 27.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy