(6762 S. K. m. 3, 806) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.04.2009 tarih ve 2005/107 - 2009/136 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Baskil Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müteveffa M. A. D.'in 29.08.2002 tarihinde, davalı İl Özel idaresinin maliki, davalı Baskil Kaymakamlığımın işleteni, davalı A. O.'un kaptanı olduğu feribotun alabora olması sonucu vefat ettiğini, müvekkillerinin müteveffanın eşi, çocukları, anne, babası, kardeşleri ve yeğenleri olduğunu, olay nedeniyle üzüntüye kapıldıklarını, destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek, davacı eş H. için 20.000, çocuklar G., G. ve M. için 15.000 TL ayrı ayrı destekten yoksun kalma tazminatının, yine davacı eş için 25.000, çocuklar için ayrı ayrı 20.000, anne-baba için ayrı ayrı 15.000, kardeşler için ayrı ayrı 10.000, yeğenler için ayrı ayrı 5.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren en yüksek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı İl Özel İdaresi vekili, müvekkilinin feribotun maliki olduğunu, adam istihdam eden sıfatıyla kendilerinden talepte bulunulamayacağını, davalı A. O. ile işleten Baskil Kaymakamlığı arasında istihdam sözleşmesi yapıldığını, tazminat miktarlarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Baskil Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği vekili, feribotun işletilmesinde gerekli özeni gösterdiklerini, olaydan sorumlu olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı A. O. vekili, olaydan sorumlu olmadığını, malik ve işletenin feribotun bakımını yapmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, müteveffa M. A. D.'in davalıların maliki, işleteni ve kaptanı olduğu feribotun alabora olması sonucu vefat ettiği, olay nedeniyle eş ve çocuklarının destekten yoksun kaldığı, yine eş, çocuk, anne, baba ve kardeşlerin üzüntüye kapıldıkları, müteveffanın, davacı yeğenleri bakımından manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacı eş H. için 108.605,17, çocuklar G. için 9.551,12, G. için 15.000, M. için 4.262,13 TL maddi tazminatın, 88.605,17 TL'na ıslah tarihinden, bakiye kısma olay tarihinden itibaren en yüksek faiziyle, manevi tazminat yönünden, davacı eş H. için 15.000, çocuklar G., G., M. için ayrı ayrı 10.000, baba M. ve anne Y. için ayrı ayrı 5.000, kardeşler E., F., Z., S., A. için ayrı ayrı 1.000 TL'nın olay tarihinden itibaren en yüksek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar İl Özel İdaresi ve Baskil Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği vekilleri temyiz etmiştir.
1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Baskil Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2 - Mahkemece hüküm altına alınan miktarın en yüksek faiz oranıyla tahsiline karar verilmiştir. TTK'nun Ticari İşler başlığı altında düzenlenmiş bulunan 3. maddesinde bir ticarethane veya fabrika yahut ticari şekilde işletilen diğer bir müesseseyi ilgilendiren bütün muamele, fiil ve işlerin ticari iş olduğu belirtilmiş olup, taşımadan kaynaklanan hukuk davaları da ticari davalardandır. Bu durumda davanın niteliği itibariyle ticari bir dava olması ve davacının da en yüksek faiz isteminde bulunmuş olması karşısında ve bu talebin avans faizi olarak değerlendirilerek, 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca hüküm altına alınan miktarın avans faiz oranı ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal en yüksek faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.
3 - Davalı, Elazığ Valiliği İl Özel İdaresi vekilinin temyiz istemine gelince; dava İl Özel İdaresi'ne ait iken Baskil Kaymakamlığı Köylere Hizmet Getirme Birliğine kiralandığı iddia olunan feribotun batması sonucu davacıların murislerinin ölümüne neden olunduğundan bahisle, destek, iş görmezlik ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
TTK'nun 764. maddesi, denizde taşıma işleriyle demir ve hava yolları ile taşıma işlerine ve posta idaresine müteallik hususi hükümler mahfuzdur hükmünü amir olduğuna göre, iç sularda kara taşıma hukukuna dair hükümlerin uygulanacağı tabidir.
Taşıyıcının mesuliyeti başlıklı TTK'nun 806. maddesine göre, taşıyıcı, yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla mükelleftir. Yolcuların kazaya uğramaları halinde bundan doğacak zararları taşıyıcı tazmin eder. Yolcunun kaza neticesinde ölmesi halinde onun yardımından mahrum kalan kimseler dahi uğradıkları zararlara karşılık taşıyıcıdan tazminat isteyebilirler.
Öte yandan, taşıyıcının mutlaka taşıma yapan aracın maliki olması zorunluluğu bulunmamaktadır. Önemli olan taşıma işinin fiilen yapılıp yapılmamasıdır.
Davada, davalılardan Elazığ İl Özel İdare Müdürlüğü sadece feribotun maliki olduklarını, Baskil Kaymakamlığı Köylere Hizmet Getirme Birliğine kiralandığını savunmuş ve bu hususta sözleşmeler ibraz etmiştir. Sunulan sözleşmelere göre, taşımada kullanılan feribotun Elazığ İl Özel İdare Müdürlüğü'nce davalılardan Baskil Kaymakamlığı Köylere Hizmet Getirme Birliği'ne 01.12.1994 tarihinden itibaren kiralandığı, en son sözleşmenin 01.12.1999-2002 dönemini kapsadığı ve sözleşmenin uzun süreli olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, taşıyıcı olmadığı anlaşılan mümeyyiz davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmek gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
4 - Davalı Elazığ Valiliği İl Özel İdaresi hakkındaki bozmanın sebep ve şekline göre, bu davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Baskil Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulüyle, kararın anılan davalı yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Elazığ İl Özel İdare Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Elazığ İl Özel İdare Müdürlüğü vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy