(818 S. K. m. 47)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İskenderun (Kapatılan) 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.10.2008 tarih ve 2007/1311-2008/356 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.7.2011 gününde davacılar avukatı F. B. ile davalı avukatı B. M. gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. S. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerince keşide edilen teminat senedinin davalı tarafından haksız olarak icra takibine konulduğunu ileri sürerek, (50)'şer milyar TL maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine ilişkin verilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda haksız haciz sebebiyle taleple bağlı kalınarak açılan davanın kısmen kabulüyle (50.000,00) YTL maddi ve her bir davacı için (5.000,00) YTL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava haksız haciz sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacılar işbu davayı ortağı oldukları anlaşılan şirket adına değil kendi adlarına açmışlardır. Bu durumda davacılar ancak kendi adlarına olan taşınmaz ve araçlara ilişkin olarak maddi tazminat talep edebilirler. Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda ise davacılara ait olmayan dava dışı K... İnş. Tic. Ltd. Şti adına kayıtlı 31 ... 698 ve 31 ... 973 plakalı kamyonlar için hesaplama yapılmış olup mahkemece taleple bağlı kalınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş davacılara hangi taşınmaz ve araçlarının haczi sebebiyle zarara uğradıkları sorularak buna göre değerlendirme yapılmasından ibarettir.
3- Ayrıca davanın açıldığı tarihteki hal ve koşullara göre değerlendirileceğinin açık olmasına karşın bilirkişi tarafından dava tarihinden sonraki bir tarihe kadar maddi tazminat hesabı yapılmış olması da yanlış olmuştur.
4- Kabule göre de; haczedilen kamyonların hurda olduğu savunulduğu halde bu savunma hiç değerlendirilmemiştir. Gerçekten de haczedilen her iki aracında bir çok noksanlığı olduğu haciz tutanağından anlaşıldığından, en azından bu araçların tamiri ve yeniden çalışabilir hale getirilebilmesi için gereken sürenin araçların çalışma süresinden mahsubu gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması da doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazının reddine, (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 14.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy