(Yangın Sigortası Genel Şartları m. B.4, B.5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 01.03.2011 tarih ve 2010/296 - 2011/121 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.06.2011 gününde davacı avukatı ile davalı avukatı ve temlik alan avukatı gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. S. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait fabrikanın 15.04.2002 tarihli poliçe ile 700.000 Euro demirbaş, 400.000 Euro emtia, 75.000 Euro kiracı için sigorta ettirildiğini, 16.10.2002 de yangın sonucu fabrikanın tamamen yandığını, davalının poliçe teminatını ödemediğini ve müvekkillerinin tüm alacaklarına haciz konulması üzerine zor durumda kalmasından yararlanan davalının 600.000 Euro zarar olduğuna ilişkin belge istediğini, aksi halde hasarı ödemeyeceğini bildirdiğini, müvekkilinin zor durumda kalması nedeniyle zararı karşılamaktan uzak olan bu tutarı kabul etmek zorunda kaldığını, ancak aynı gün tüm haklarının saklı olduğuna ilişkin bir ihtarnamenin davalıya gönderildiğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak kaydıyla, taraflar arasında imzalanan 25.03.2003 tarihli ibraname, feragatname, kesin mutabakatname, makbuz isimli belgenin iptali ile, 50.000 Euro'nun davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının 25.03.2002 tarihinde ibraname imzalayarak dava hakkından feragat ettiği gibi. bu tarihten önce 27.12.2002 tarihinde davalıya yazdığı yazıdan 600.000 Euro'luk hasarı kabul ettiğini, ibraname tarihinden önce hasar tutarını kabul eden davacının 3 ay sonra imzaladığı ibranamenin müzayaka altında imzalandığının iddia edilemeyeceğini, kaldı ki tek varlığı sigortalı olan davacının fabrikasının yanmasından sonra alacaklıların baskısı sonucu darda kalmasının söz konusu olamayacağını, zira alacaklıların alacağını sigorta tazminatından karşılayabileceklerini, nitekim alacaklıların temellükü sonucunda dahi davacının 156.000 Euro nakit tahsil ettiğini, sigortalı işyerinde belirtilen miktarda makine olmadığı gibi, eski yıllara ait makinelerin yenileme yıllarının imal yılı olarak fiyatlandırılmasının doğru olmadığını buna göre eksper tarafından belirlenen zararın davacının gerçek zararı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Temellük eden vekili, davacının dilekçesini tekrar ile davanın kabulünü istemiştir.
Mahkemece sunulan kanıtlara göre; davacının 25.03.2003 tarihli ibranameyi serbest iradesi ile imzaladığı ve ibraname gereğince yangın sonucu oluşan zararları açısından her türlü haklarından tamamen feragat ettiği gerekçesiyle davacının ve temellük edenin davalarının reddine karar verilmiş, kararın, davacı vekili ve temellük alan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10.03.2006 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur. Bu kez davacı ve temlik alan maddi hataların düzeltilmesi ve davalı da karar düzeltme talep etmiş. Dairimizin 10.03.2006 tarihli kararı ile bozma kararının ortadan kaldırılmasına, kararın temlik alan yararına bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulmak ve bilirkişi raporu alınmak suretiyle, davacı tarafın herhangi bir sigorta bedeli alacağı kalmadığı, zarar miktarının tümünün alındığı gerekçesiyle, davacının ve temlik alanının davasının reddine dair verilen kararın davacı ve temlik alan vekilince temyizi üzerine karar bu defa Dairemizin 2007/10940 Esas, 2009/8040 Karar sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-) Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece 05.01.2011 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de, alınan rapor hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi Dairemizin 2007/10940 E, 2009/8040 sayılı bozma kararı gereğinin yerine getirildiğinden söz etme imkanı da bulunmamaktadır. Şöyle ki anılan bozma ilamında icra dosyasında niteliği belirtilen makinelerin YSGŞ'nın b.4 ve b.5 maddeleri ve emsal sunulan proforma faturalar uyarınca değerinin uzman bilirkişilerce belirlenmesi gereği vurgulanmış olup burada anlatılanın proforma faturaların değer belirlemesinde bilirkişilere ışık tutabileceğinin gözetilmesi gereğinden ibarettir. Dairemiz kararında da vurgulandığı üzere gerçek değerin YSGŞ'nın B.5. maddesi hükmü uyarınca taraflar arasında ikame değer veya mutabakatlı değer konusunda bir anlaşma bulunmadığından rayiç değere göre saptanması gerekmektedir. Oysa hükme esas alınan bilirkişi raporunda rayiç değer esasına göre hazırlanmış bir poliçeye yeni değer esasları tatbik edilmiş ve buna göre hesaplama yapılmıştır.05.11.2011 tarihli raporda bilirkişilerce makinelerin yurt dışındaki satış fiyatı ortalamasına makinelerin ithalatı sırasında yapılacak masraflar eklenmiş bu bedellerin poliçe teminatlarının üzerinde kalması nedeniyle poliçe teminatları dikkate alınarak davalının yapmış olduğu eksik hasar belirlemesine gidilmiştir. Bu durumda mahkemece davaya konu makinelerin bedellerinin YSGŞ'nın B.5. maddesi uyarınca gerçek değerinin saptanması gerekirken noksan inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-) Öte yandan davalı sigortaca poliçede % 5 oranında bir tenzili muafiyet öngörüldüğü savunulduğu halde bu savunma hiç değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy