(818 S. K. m. 41, 43)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne verilen 25.11.2010 tarih ve 2010/37-2010/532 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin müteahhitlik işiyle uğraştığını, Çanakkale Yapı Kredi Bankası nezdindeki kredi başvurusunun batık kredi bildirimi olduğu gerekçesi ile kabul edilmediğini, bu bildirimin Çanakkale İş Bankası Şubesi'nce yapıldığını ve batık kredi bildirimi yapılan borcun aslında müvekkilinin kardeşi H.E.'e ait olduğunu öğrendiğini, müvekkilinin tüm müracaatlarına karşın Çanakkale İş Bankası Şubesi'nce T.C. Merkez Bankası'ndaki bu kaydın düzeltilmediğini, davacının her kredi başvuru işleminde Çanakkale İş Bankası'ndan borcu yoktur yazısını almak zorunda kaldığını ileri sürerek, T.C. Merkez Bankası batık kredi risk listesinden müvekkilinin isminin silinmesine ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın davacı hakkında T.C. Merkez Bankası'na herhangi bir bildirimde bulunmadığını, dava konusu olayda manevi tazminatın koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi beyanı ve tüm kanıtlara göre, davacının Çanakkale İş Bankası Şubesi'ne ödenmeyen herhangi bir kredi borcu bulunmadığı, buna karşın davalı bankanın 2008, 2009 ve 2010 yıllarında T.C. Merkez Bankası'na davacı hakkında zarar niteliğindeki krediler kapsamında bildirimde bulunmasının ağır bir kusur olduğu, 2009 yılında davalı banka tarafından borcun davacıya ait olmadığına dair yazı verilmesine karşın, aynı bildirimin 2010 yılında tekrarlanmasının basiretli bir tacirden beklenen davranış olmadığı, davacının Vakıflar Bankası'na yaptığı kredi başvurusunun bu nedenle reddedildiği, Yapı Kredi Bankası'na yaptığı kredi başvurusunun ise davalı bankanın borcu yoktur yazısı vermesi üzerine kabul edildiği, davacının manevi haklarının bu suretle ağır bir şekilde zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, T.C. Merkez Bankası'ndan davacının adının zarar niteliğindeki krediler ve diğer alacaklar kısmında yayınlanmasına son verilmesinin istenmesine ve 7.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 311,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy