(6762 S. K. m. 447, 448, 449, 552, 553, 554, 555, 556)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.12.2008 tarih ve 2008/578-2008/799 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı T. A. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. S. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline 1996 yılında geçirdiği iş kazası nedeni ile 12.02.2007 tarihinde SSK tarafından sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, bunun üzerine davalı şirkete 24.04.2007 tarihinde Kadıköy 2. İş Mahkemesinin 2007/697 Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açtıklarını, ancak yargılama sırasında davalı şirketin tasfiye edilmiş olduğunu öğrendiklerin, mahkemenin 17.04.2008 tarihli duruşmasında taraf teşkili için davalı şirket aleyhine tasfiyenin ihyası için dava açmak üzere ara karar düzenlendiğini, bütün borçların tasfiyesi yapılmadan yapılan tasfiyenin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin ihyasını talep ve dava etmiştir. Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına dayanılarak, davalı şirketin 29.01.2004 tarihinde tasfiyeye girmesine karar verildiği, tasfiye memuru olarak davalı T. A.'ın seçildiği, 02.03.2005 tarihli ortaklar kurulu toplantısında tasfiyenin kapatıldığı, ilanların yaptırılarak sicilden terkin edildiği, davacının davalı şirket aleyhine Kadıköy 2. İş Mahkemesine maddi ve manevi tazminat davasının açtığı, TTK'nun 552-556. maddeleri atıf ile limited şirketlerde uygulanan ve aynı yasanın 447-449. maddeleri gereğince tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabulü için tasfiyenin tam ve eksiksiz olarak yapılması gerektiği, tasfiyenin yasa maddelerine uygun yapılmadığı gerekçesiyle şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı T. A. vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı T. A. vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2) Dava, limited şirketin ihyasına ilişkindir. İhyası istenen ve dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen limited şirketin tasfiye edilip ticaret sicilinden de terkin edilmiş olmasına rağmen davalı olarak kabul edilerek, bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı T. atılgan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy