(6100 S. K. m. 68, 69)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.11.2010 tarih ve 2010/395-2010/614 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı Tasfiye Memuru A. T. I. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.09.20112 günü başkaca gelen olmadığı yoklamayla anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Y. H. E.le davalılardan A. T. I. vekili Av. İ. E. A. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi B. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Unimar Den. A.Ş. nezdinde hizmet sözleşmesiyle çalıştığını, bunun tespiti için iş mahkemesine dava açtığını, yapılan yargılamada ticaret sicilinden terkin edildiğinin ortaya çıktığını ileri sürerek, anılan şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu vekili, mevzuat gereği işlem yapıldığını, müvekkili sorumluluğunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davaya dahil edilen A. T. I. vekili, tasfiye memuru olan müvekkiline husumet yöneltilmediğini, davaya dahil edilmesinin doğru olmadığını, ihya koşullarının bulunmadığını, davacının hukuki yararının olmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hizmet tespiti için davalı şirket aleyhine dava açtığı, öncesinde davalı şirketin tasfiyesine karar verilerek ticaret sicilinden terkin edildiği, davanın davayı açmada hukuki yararının olduğu gerekçesiyle davalı şirketin davacının açtığı davayla sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiştir.
Kararı, tasfiye memuru A. T. I. vekili temyiz etmiştir.
Karar: 1- Dava, ticaret sicilinden terkin edilen anonim şirketin bu kaydının kaldırılarak yeniden tüzel kişilik kazanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Ticaret sicilinden terkin edilen bir ticaret şirketinin tüzel kişiliğinin yeniden kazanması istemli davanın tasfiye memuru veya memurlarıyla ticaret siciline husumet yöneltilerek açılması gerekmektedir. Ticaret sicil memurluğu, böyle bir davada yasal hasım konumundadır.
Somut olayda ticaret sicilinden terkin edilen anonim şirketin yeniden tüzel kişilik kazanması için açılan işbu davada salt ticaret sicil memurluğu davalı olarak gösterilmiş, mahkemece kendiliğinden tasfiye memuru olan kişi davaya dahil ettirilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, gerek yürürlükten kalkan 1086 sayılı HUMK'ta gerekse 6100 sayılı HMK'da dahili davalı başlığı altında bir müessese düzenlenmemiş, mevcut davaya başkasının ithaline imkan tanınmamıştır.
Bu durum karşısında, davacı vekiline tasfiye memuru hakkında dava açması için önel verilmesi, usulüne uygun şekilde dava açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı tasfiye memuru A. T. I. vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle tasfiye memuru A. T. I. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın tasfiye memuru yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan tasfiye memuru A. T. I.'a verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy