(818 S. K. m. 140) (6762 S. K. m. 644) (2004 S. K. m. 168) (7201 S. K. m. 35)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İzmir 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24/10/2008 tarih ve 2007/91-2008/1135 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. G. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından 15.03.1999 vadeli ve 2.150.000.000TL bedelli senedin tahsili için borçlu C. U... aleyhine Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğü'nün 2000/5125 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, yenileme ile dosyanın 2005/56 E. numarasını aldığını, borçlular tarafından İİK'nun 168/5 maddesi uyarınca icra takibine konu bononun zamanaşımına uğradığı iddiası ile takibin iptali davası açıldığını, davada borçluların zamanaşımı def'i kabul edilerek takibin iptaline karar verildiğini, ancak müvekkilinin bonoya dayalı olarak TTK'nun 644. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacağını tahsil imkanı bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2.150,00 YTL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalıya Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapılmıştır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı aleyhine açtığı sebepsiz zenginleşme davasının bir yıl içinde açılması gerekirken 9 yıl sonra açıldığı, bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle sübut bulmayan davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK'nun 644. maddesine göre açılmış sebepsiz iktisap davasıdır. BK'nun 140. maddesi uyarınca Müruruzaman dermeyan edilmediği surette hakim, müruruzamanı kendiliğinden nazara alamaz. Bu itibarla, davalının davada zamanaşımı defi bulunmadığı halde mahkemece davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy