(2004 S. K. m. 257)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Edremit Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.3.2011 tarih ve 2011/15 - 2011/16 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, genel kredi sözleşmesi borçlularının ödeme yapmadıklarını ve mal kaçırma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, genel kredi sözleşmesinde kefalet miktarı belirtilmediğinden kefil olan borçlu R. E. açısından geçersiz olduğu gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin borçlu C. O. hakkında kabulüne, R. E. hakkında ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki borcun kaynağı olan genel kredi sözleşmesinde R. E.'in kefil sıfatıyla imzası mevcut olup, kefalet sözleşmesinde limit belirlemesi yapılmamış olsa dahi anılan kefilin de imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmesinde kredi limitinin 3.000,00 TL olarak belirlenmiş olması karşısında kefilin sorumluğunun bu miktarda bulunduğunun kabulü gerektiği halde yazılı gerekçeyle kefil hakkındaki talebin reddi yerinde görülmediğinden kararın bu sebeple ihtiyati haciz isteyen yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın ihtiyati haciz isteyen alacaklı banka yararına BOZULMASINA, 06.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy