(1086 S. K. m. 427, 432) (6100 S. K. m. 366)
Taraflar arasında görülen davada Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.12.2010 tarih ve 2007/295-2010/615 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. S. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan Türk Lirası hesabından 2.100 TL, Euro hesabından 319.88 Euro ve USD hesabından 1000 USD'nin izni ve bilgisi dışında internet bankacılığı yoluyla 3. Şahıs hesaplarına havale yapıldığını, bankanın internet bankacılığı sisteminin işletilmesindeki kusurlu davranışları sonucu zarara sebep olduğu gerekçesiyle 2.100 TL'nın 31.03.2006 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile 319,88 Euro ve 1000 USD.nin 31.03.2006 tarihinden itibaren işletilecek euro ve dolar ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına verilen en yüksek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın internet bankacılığı hizmeti güvenliğini sağlamak için tüm önlemleri aldığını, davacının kendi Kusurlu hareketleri nedeniyle zarara sebebiyet verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya Kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın mevduatı özenle saklaması gerekirken objektif özen görevini yerine getirmediği, dolandırıcılığı önleyecek mahiyette yeterli güvenlik tedbirlerini almadığı, olayın gerçekleşmesinde %65 oranında kusurlu olduğu, davacının da zararın oluşmasında katkısı bulunduğu ve %35 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle müterafik kusur dikkate alınarak 1.384.27 TL'nın 31.03.2006 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle, 207,88 Euro ve 649,88 USD'nin 31.03.2006 tarihinden itibaren işletilecek euro ve dolar ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına verilen en yüksek faizi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- HUMK'nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı kanun ile değişik 427/2. Madde hükmüne göre miktar veya değeri 1.430 TL.nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 14/12/2010 hüküm tarihi itibariyle kesindir. Somut davada davacı tarafından 2.100 TL, 319,88 Euro ve 1000 USD'nin tahsiline yönelik talebinin 1.384,27 TL, 207,88 Euro ve 649,88 USD kısmının davalıdan tahsiline dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmişse de reddedilen miktarın (TL karşılığı toplam 1.396 TL) yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz istemine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 432/4. Maddesi uyarınca REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle kararın ONANMASINA, bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, bakiye 144,53 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 17.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy