(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 288)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kartal 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.6.2009 tarih ve 2007/490 - 2009/216 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi tarafların vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalının kardeş olduğunu, her ikisinin dava dışı A... Teks. Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, davalının hissesini davacıya devrettiğini, takipte 3.7.2006 tarihli sözleşmeyle belirlenen 30.000 ve 12.210 TL'nin eniştesi M. T. tarafından, 10.000 TL'nin kardeşi M. U. tarafından müvekkili adına davalıya ödendiğini, yine 5.000 TL'nin davalıya kendileri tarafından elden ödendiğini, aralarındaki kardeşlik ilişkisi sebebiyle belge almadıklarını ileri sürerek, takipten dolayı 3.7.2006 tarihli sözleşmenin 2, 4. maddelerinde belirtilen miktarlar yönünden borçlu olmadıklarının tespitini, kötü niyet tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının borcu ödemediğini savunarak, davanın reddini, icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının 10.7.2006 tarihli hisse devir sözleşmesiyle limited şirket hissesini davacıya devrettiği, bedelinin nakden alındığı, bu devir ile tarafların birbirlerini ibra ettikleri gerekçesiyle, davanın kabulüne, takibe konu borçtan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, tarafların vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; dava limited şirket pay devrinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, taraflar kardeş olmakla birlikte, ilişki senede bağlandığından, H.U.M.K.nun 288 ve devamı maddeleri gereğince, davacının iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerekir. Tarafların kardeş olması yazılı belge karşısında tanık dinlenmesine olanak vermez. Davalının tanık dinlenmesine açık muvafakati da olmadığına göre, davacı tanıklarının beyanlarının esas alınmaması gerekir.
Bu itibarla mahkemece, davacının olaya ilişkin yazılı delilleri sorulup, gerektiğinde yemin delili de hatırlatılarak neticesi göre karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3) Öte yandan, H.U.M.K.nun 74. maddesi uyarınca, hakim her iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Somut olayda, davalı alacaklı 3.7.2006 tarihli sözleşmenin 2, 4 ve 5. maddesi gereğince toplam 76.825,52 TL'nin davacıdan tahsili için takipte bulunmuş, davacı işbu menfi tespit davasında sözleşmenin 2 ve 4. maddesinde belirtilen toplam 57.210 TL borç sebebiyle menfi tespit isteminde bulunduğu halde, mahkemece takibe konu borçtan dolayı, davacının borçlu olmadığının tespitine şeklinde hüküm kurulması da bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan (1) numaralı bentte açılanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına bozulmasına, istenmesi halinde aşağıda yazılı 754,60 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz eden davalıya iadesine, 04.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy