(2004 S. K. m. 257)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.3.2011 tarih ve 2011/42-2011/43 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Duygu Süzer tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkilinin alacaklı olduğu 30.4.2011 vade tarihli bono borçlusu şirketin taşınır ve taşınmaz mallarını kaçırdığını, ikametgahını değiştirdiğini, başka borçlarından dolayı başlatılan takiplerde tebligatların yeni adres bilinmediğinden iade olduğunu ileri sürerek, borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, ihtiyati hacze konu bononun vadesinin gelmediği, borçlu şirket yetkilisinin borçlu şirketin adresinin belli ve sabit olduğunu bildirdiği, borçlu hakkında başka alacaklılar tarafından başlatılan Aksaray 1. İcra Müdürlüğü'nün 2011/1024 Sayılı takipte ödeme emrinin tebliği için çıkarılan tebligat evrakının bila ikmal dönmüş olmasına rağmen borçlu şirket yetkilisinin ödeme emrini tebellüğ ederek yeni bir adres bildirdiği, soyut iddia dışında borçlunun mallarını kaçırdığına, kaçma hazırlığı içinde olduğuna dair soruşturma evrakı, güvenlik güçlerinin tutanağı olmadığı, borçlunun tescilli adresine tebligat yapılamamış olmasına karşın takip dosyasında alacaklıya yeni adres bildirilmiş olması karşısında, İİK'nun 257. maddesinin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
İhtiyati haciz talebine konu bono borçlusu hakkında başka alacaklı tarafından başlatılan takipte ticari sicilde kayıtlı adresine gönderilen tebligatların borçlunun adresten taşındığı ve yeni adres bırakmadığından bahisle iade edildiği anlaşıldığından somut olayda İİK'nun 257/2. maddesindeki koşullar oluşmuştur. Buna göre, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermek gerekirken, talebin reddi doğru olmamış, kararın ihtiyati haciz isteyen yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy