(2004 S. K. m. 72)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23/02/2011 tarih ve 2008/1016-2011/276 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlatılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gülenay Erşan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 15.05.1998 tarihinde 3.000,00 TL bedelli çeki düzenleyerek müvekkiline verdiğini, çek bedelini süresinde ödememesi üzerine, icra takibi başlatıldığını, takip sırasında zaman aşımı sebebiyle icranın geri bırakılması kararı verildiğini, çek bedelinin bugüne kadar ödenmediğini ileri sürerek, çek bedelinin takip tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, usule uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, dosya kapsamı ve benimsenen, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle, davalının davacıya borcu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, çek bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, çek bedelinin tahsili istemine dayalı alacak davasıdır.
Mahkemece davanın kabulü ile çek bedelinin, dava tarihi öncesinde temerrüt söz konusu olmadığı gerekçesiyle dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, davalı, çeke dayalı icra takibiyle temerrüde düştüğünden, dava dilekçesinde takip tarihinden itibaren faiz istenmesine karşın temyiz dilekçesinde icra takibindeki ödeme emrinin tebliğinden itibaren faiz istendiğinden, taleple bağlı kalınarak, 1998/2071 Esas sayılı icra takip dosyasında, ödeme emrinin davalıya 28.05.1998 tarihinde tebliğ edildiği nazara alınarak bu tarihiden itibaren alacağa faiz yürütülmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi doğru görülmemiş ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (l) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 159,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy