(2004 S. K. m. 67, 257, 265) (818 S. K. m. 494)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.11.2010 tarih ve 2010/788-2010/788 D.İş sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. O. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içersindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlular, öncelikle yetki itirazına bulunarak, ihtiyati hacze konu alacak için İzmir 16.İcra Müdürlüğü'nün 2010/3104 Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin itirazları üzerine durduğunu, alacaklığının ancak İİK' nın 67.maddesi gereğince itirazın iptali davası açabileceğini ve öncelikle yetki itirazının kaldırılmasını isteyebileceğini, takibin mükerrer yapıldığını, ayrıca Borçlar Kanunu'nun 494.maddesi gereğince alacaklı bankaya ihtarnameye gönderdiklerini ve kredi kullanan asıl borçludan teminat alınmasını ihtar ettiklerini, yasal süreç içersinde teminat alınmadığından kefaletlerinden sona erdiğini; itiraz eden vekillere bilahare verdiği ek itiraz dilekçesinde ise müvekkilleri yönünden talebin 100.000 TL olarak belirlendiğini ancak talebi aşan miktarda ve tüm borçlular için 284.240 TL tutarında ihtiyati haciz kararı verildiğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, taraflar arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesine göre bu sözleşmeden kaynaklanacak uyuşmazlıklar için İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunu, kefaletin sona erdiğine ilişkin itiraz nedeninin İİK' nun 265/1.maddesinde sınırlı olarak sayılmış nedenlerden olmadığını bu nedenle mahkemece incelenmeyeceğini, mükerrer takip yapılmasının da söz konusu olmadığını savunarak ihtiyati haciz kararına itirazların reddi ile ihtiyati haczin devamına karar verilmesine talep etmiştir.
Mahkemece, ödeme emri itirazı üzerine duran icra takibi ile ilgili olarak, icra mahkemesinden itirazın kaldırılması veya umumi hükümler dairesinde mahkemeye müracaat edilip itirazın iptali hakkında bir ilam ibraz edilmedikçe takibin devamının sağlanamayacağı ve yeniden alınan ihtiyati haciz kararı ile itirazla duran takibin yürütülemeyeceği gerekçesiyle itirazın kabulüne ve ihtiyati haciz kararının itiraz edenler yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içersindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ihtiyati haciz talep eden banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına talebine ilişkindir. İhtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK'nun 257.maddesinde gösterilmiş olup, bunlar alacağın muaccel olması ve alacakla ilgili rehnin bulunmamasıdır. Sözü edilen maddede bunun dışında bir koşul öngörülmediğinden girişilen ilamsız takibe itiraz etme nedeniyle takibin durmuş olması ihtiyati hacze engel teşkil etmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05.05.1999 tarih ve 1999/12-259 Esas, 1999/68 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere takibe itiraz, bu ihtiyati haciz kararın kesin hacze dönüşmesine engel teşkil eder. Bu itibarla mahkemece, ihtiyati haciz isteyen tarafın talepleri kapsamındaki ihtiyati hacze itirazın reddine karar vermek gerekirken anılan husus nazara alınmadan itirazın tamamen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle ihtiyati haciz isteyen yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz ödeme iadesine, 19.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy