(818 S. K. m. 110) (6098 S. K. m. 128)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kastamonu Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 7.6.2010 tarih ve 2010/245-2010/794 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Sonay Demiralp Yavaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davacının yaptığı ihaleyle ilgili olarak dava dışı yüklenici firma tarafından davalı bankaya ait 2.8.2008 tarihli teminat mektubu verildiğini, söz konusu teminat mektubunun 29.5.2009 tarihinde süresi dolunca, davacının talebi üzerine davalı banka tarafından teminat mektubunun süresinin 31.12.2009 tarihine kadar uzatıldığını, davacı bankanın 25.12.2009 tarihli yazısıyla dava dışı şirketin taahhüt işinin kesin kabulle sonuçlanmaması sebebiyle yine aynı şekilde teminat mektubunun süresinin uzatılması veya yenilenmesi veya nakde çevrilmesinin talep edildiğini, davalı bankanın 7.1.2010 tarihli yazısıyla süresi geçen teminat mektubunun davacıdan iadesinin talep edildiğini, davalı bankanın 26.1.2010 tarihli açıklama yazısında da garanti edilen riskin gerçekleştiğini belirtir talimat alınmadığının ifade edildiğini ileri sürerek, 3600,00 TL'lik teminat mektubu tutarının davacının talep tarihi olan 25.12.2009 tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalı bankaya tebliğ ettiği 25.12.2009 ve 13.1.2010 tarihli yazılarda, teminat mektubunda belirtildiği üzere Yüklenicinin taahhüdünü anılan kanunlar ile ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine göre kısmen veya tamamen yerine getirip getirmediği hususu bildirilmeden direkt tazmin talebinde bulunulduğunu, ilgili yazılarda teminat mektubunun vadesinin uzatılması, vadenin uzatılmaması halinde nakde çevrilmesi talep edildiği, garanti edilen riskin gerçekleştiği açıkça belirtilmediği, davacı idarenin 13.1.2010 tarihli yazısının, vade bitim tarihinden sonra geldiğinden ve riskin gerçekleştiği de belirtilmediğinden tazmin talebi hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının teminat mektubunun süresini yenilememek hakkına sahip olduğu, davalının teminatın süresini bir kez yenilemiş olması tekrardan yenilemek zorunda bırakmayacağı, uzatmada da teminat süresinin 31.12.2009 tarihi ile sınırlanmış olduğu, davacının, yüklenici firma ile aralarındaki taahhüt işinin kesin kabulle sonuçlanması süresini dikkate alarak bu durumu bertaraf edecek mahiyette teminat mektubunu ihale sürecinde alma olanağına sahip iken bu olanağını kullanmamış olmasının sonucunun davalıya yükletilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, teminat mektubunun tazmini talebinde, muhatabın mutlaka lehdarın, teminat mektubu ile garanti edilen yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirtmesi gerekmesine ve muhatabın bankaya yazdığı rizikonun gerçekleştiği açıklamasını içermeyen soyut yazının yeterli olmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy