(2004 S. K. m. 50, 258, 265) (1086 S. K. m. 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.11.2010 tarih ve 2010/115 - 2010/115 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz isteyen vekili, vadesi geçen iki adet bonoya dayalı alacağın karşı tarafça ödenmediğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, dosya kapsamına göre, yetkili ve görevli mahkemenin borçlunun ikametgahı mahkemesi olduğu gerekçesiyle, istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir. İstem, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir.
İİK'nun 258. maddesi hükmü uyarınca ihtiyati hacze aynı Kanun'un 50. maddesine göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Bu maddede de HUMK'nun yetkiye ilişkin hükümlerine atıf yapılmıştır. Kural olarak ihtiyati haciz kararı için yetkili mahkeme, HUMK'nun 9-27. maddelerine göre belirlenmelidir. Kamu düzenine ilişkin yetki kurulları haricinde mahkemenin yetkisine kendiliğinden bakması söz konusu değildir. İhtiyati haciz talebinin borçlu dinlenerek karara bağlanması halinde yetki itirazının borçlu tarafından açıkça yapılması gerekmektedir. Borçlunun dinlenmesine gerek görülmeden verilen ihtiyati haciz kararlarında ise borçlu, İİK'nun 265. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararına yapacağı itirazında mahkemenin yetkisizliğini ileri sürmelidir. Somut olayda talep üzerine doğrudan doğruya yetkisizlik kararı verilmiştir. Ancak, ihtiyati hacze konu alacak, bonoya dayanmaktadır. Mahkemece kendiliğinden yetkiye bakılmasını gerektiren bir durum yoktur. Bu durum karşısında, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkemenin yetkisizliğine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy