(3095 S. K. m. 4/A) (818 S. K. m. 83) (11. HD. 04.12.2006 T. 2005/12281 E. 2006/12680 K)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; İstanbul 28. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05/10/2011 tarih ve 2011/169-2011/23 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08/10/2013 günü hazır bulunan davalı.......Bank A.Ş. vekili Av. B.E. ile borcu üstlenen TMSF vekili Av. C.K. dinlenildikten sonra duruş-malı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi İ.A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin ....bank Bakırköy Şubesinde 17/12/1999 tarihinde 70.964,19 USD yatırarak vadeli mevduat hesabı açtırdığını, murisin vefatından sonra bankadan hesaptaki paranın istenildiğinde, paranın off shore hesaba gönderilmesi nedeniyle ödenmeyeceğinin bildirildiğini, oysa paranın banka nezdinde kaldığını ileri sürerek, 66.304.-TL (44.351 USD) karşılığı alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, görev ve husumet itirazı ile birlikte davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların murisinin ....bank A.Ş.'ye yatırdığı paranın............Bankası'na havale edildiği görünmekte ise de, esasında paranın bu banka nezdinde kaldığı, davalı TMSF'nin mevduat hesaplarını garanti altına alması nedeniyle davacının zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne davacı Günnur için 17.741,00 USD, davacı Mustafa için 26.610,00 USD'nin 17/12/1999 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesine göre BK. 83. maddesi hükmü gözetilerek fiili ödeme günündeki kur üzerinden belirlenecek Türk Parasının davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Karan, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının ...bank A.Ş.'ye yatırdığı paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı tarafça, hesabın açıldığı bankaya davalı tarafından el konulmasından sonra, yatırılan paranın ödenmesi için yapılan başvuruya davalı tarafından olumsuz cevap verildiği, oysa mevduatın sigorta kapsamında olduğu ileri sürülerek paranın tahsili talep edilmiş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 27.05.2002 gün 2002/21-22 E.-K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, kamu tüzel kişiliğini haiz Fon tarafından, kendisine devredilen bankaların mudileri hakkında kamu gücüne dayalı re'sen ve tek yanlı olarak tesis edilen ve idari nitelik taşıyan işlemler nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların giderilmesi amacıyla Fon aleyhine açılan davada, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun yürütülüp yürütülmediğinin zararın doğumunda hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının idare Hukuku ilkelerine göre, idari yargı yerinde saptanması gerekmektedir (Dairemizin 04.07.2005 gün 2005/7147 K. sayılı ve 04.12.2006 gün 2006/12680 K. sayılı kararları).
Yargı yolu, dava şartı olması nedeniyle, yargılamada re'sen ve ilk incelenecek hususlardan olup, davalı TMSF yönünden yargı yeri bakımından idari yargının görevli olduğu işbu davada, adli yargıda karar verilemez. Bu nedenlerle davalı hakkındaki davanın yargı yolu bakımından reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00.-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 08.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy