(818 S. K. m. 41, 43)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Gümüşhane Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.5.2011 tarih ve 2009/151-2011/64 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Fatma Karaman Odabaşı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Davacı, davalı bankanın Gümüşhane Şubesindeki banka hesabından 5.3.2009 tarihinde bilgisi ve rızası dışında internet üzerinden fon satışı yapılarak eft yoluyla parasının başka hesaplara aktarıldığını ve bu suretle zarara uğratıldığını, bu işlemler yapılırken kendisine ait Avea telefon hattının adına sahte kimlik düzenlenmek suretiyle rızası dışında yedek sim kart çıkartılarak dolandırıcılık olayında kullanıldığını belirterek olay tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte 29.900,00 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, internet bankacılığı işlemleri yapılmasını sağlayan bankanın sistem hazırlayıcısı, işleticisi ve hakimi konumunda olması sebebiyle bu sistemdeki tüm eksiklik ve kusurlardan sorumlu olduğu, olayda davalı GSM şirketinin ve davacının kusurunun bulunmadığı, davalı bankanın etkin güvenlik önlemlerini almayarak objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı ve cismani zarara düçar olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davalı banka yönünden davanın kısmen kabulüyle 29.900,00 TL maddi tazminatın işlem tarihinden itibaren ticari faiz oranını geçmemek kaydıyla bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faiziyle birlikte tahsiline, diğer davalı aleyhine açılan davanın ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı banka vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlarıyla davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yoluyla yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, uyuşmazlığa konu paranın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istenmiş, mahkemece, ticari faiz oranını geçmemek kaydıyla bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faiziyle birlikte alacağın tahsiline karar verilmiştir. Dava konusu ve benzer olaylarda dairemizin yerleşik uygulamaları ile de sabit olduğu üzere, mevduat hesabı sahibi tarafından bankaya başvurularak hesaptaki paranın istendiği tarihe kadar paranın bulunduğu hesap türüne o bankaca uygulanan mevduat faizinin, bu tarihten sonra da 3095 Sayılı Kanun uyarınca ticari temerrüd faizinin uygulanması gerekmekte olup, hükmün açıklanan bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı banka vekilinin tüm ve davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacının temyiz itirazının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.331,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Banka'dan alınmasına, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy