(2004 S. K. m. 50, 258) (818 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29/06/2011 tarih ve 2011/63-2011/63 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden Ö
K
tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D
S
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz isteyen vekili, borçlunun keşide ettiği çeklerin süresinde bankaya ibrazında karşılıklarının olmadığının anlaşıldığını, alacağın ödenmediğini ileri sürerek, borçlunun menkul ve gayrimenkul mallarıyla üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 29/06/2011 tarihli kararla iddia ve dosyadaki belgelere göre, ihtiyati haciz isteminin kabulüne, borca yetecek miktar için ihtiyati haciz karar verilmiştir.
Karşı taraf Ö
K
, icra takibinin yetkisiz Elazığ İcra Müdürlüğünce yapıldığını, Tunceli İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu savunarak, ihtiyati hacze itiraz etmiştir.
Mahkemece, Tunceli icra müdürlüğünün yetkili olduğu belirtilerek ihtiyati haciz kararı veren mahkemeye başvurulamaz ise de, itirazın mahkemenin yetkisine ilişkin olduğu yorumlandığında dahi karşılıksız çeke dayalı temel ilişkiden soyut olarak ihtiyati haciz isteminde bulunulmasından dolayı alacaklının ikametgah mahkemesinden ihtiyati haciz istenmesinde kanuna aykırılık olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden Ö
K
temyiz etmiştir.
İİK'nun258 inci maddesi uyarınca ihtiyati hacze aynı Kanun'un 50. maddesine göre yetkili mahkemece karar verilir. Anılan maddede ise HUMK'nun yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. Somut olayda, alacaklı şirket çeke dayalı olarak ihtiyati haciz isteminde bulunmuştur. İhtiyati haciz istemine dayanak çekler incelendiğinde muhatap bankanın İş Bankası Tunceli şubesi olduğu, borçlunun ikametgahının da Tunceli olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda niteliği itibariyle aranacak borçlardan olan kambiyo senedinden kaynaklanan alacağa dayalı ihtiyati haciz isteminde yetkili mahkemelerin akdin ifa yeri olarak kabulü gereken ödeme yeri ve genel yetki kuralı uyarınca borçlunun ikametgahının bulunduğu yerin bağlı olduğu mahkemeler olmasına göre, kanunun yetkili kıldığı mahkemelerden olmayan Elazığ Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati haciz kararına bu nedenle yapılan itiraz yerinde olup, mahkemece borçlunun itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece kambiyo senedinden kaynaklanan alacağın para borcu olarak değerlendirilmesi suretiyle Borçlar Kanunu'nun 73/1 inci maddesi uyarınca alacaklının ikametgahı mahkemesinin yetkili olduğunun kabulüyle yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle muteriz yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle itiraz eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın itiraz eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy