(818 S. K. m. 161)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.6.2012 tarih ve 2006/291-2012/112 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Sonay Demiralp Yavaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ve davalının taraf olduğu protokole göre, tarafların S... Grubu Şirketlerle şahsen veya yasal ortağı ve aynı zamanda yöneticisi bulunduğu şirket vasıtasıyla iş yapmayacağı aksi takdirde 250.000,00 usd cezai şart ödeyeceğinin öngörüldüğü halde, davalının protokole uymayarak S... Grubu Şirketiyle iş yaptığını ileri sürerek. 250.000,00 usd'nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, protokolün kendiliğinden fesh olduğunu, müvekkilinin protokole aykırı davranmadığını gösterecek bir durum bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/532 E sayılı dosyasındaki ikrarından davalının sözleşmede öngörülen rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal ettiği, davacıya cezai şart ödemesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüyle 250.000,00 usd'nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, cezai şart istemine ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasındaki protokolün 9. maddesi uyarınca öngörülen 250.000,00 usd'lik cezai şartın aynen tahsiline karar verilmiş olup, davalı tarafın cezai şartın fahiş olduğu yönündeki itirazları değerlendirilmemiştir. Bu durumda, dava tarihinde yürürlükte olan 818 Sayılı B.K.nun 161/3. maddesi uyarınca cezai şartın fahiş olup olmadığı değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 25.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy