(818 S. K. m. 58)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk (Kartal 3. Asliye Hukuk) Mahkemesi'nce verilen 12.6.2012 tarih ve 2007/382-2012/333 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Zeliha Çubuk tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline tüm ev sigortası sözleşmesiyle sigortalı binada davalının kiracı olduğunu, dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu çıkan yangın sebebiyle binada oluşan 7.619.875.000 TL hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusurlu olmadığını ve ceza mahkemesinde beraat ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının olayda %20 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılarak; davalı vekili, davacıya 3.000,00 TL ödeme yaptıklarını beyan etmiş olup dosyada bulunan belgelerden davalıya 19.6.2006 tarihinde 3.000,00 TL ödediği sabit olduğundan, zarar miktarı 6.295,00 TL'nin davalının kusuruna isabet eden miktarı 1.259,00 TL olup, mahkemece yaptırılan inceleme sonucu 1.2.2012 tarihli bilirkişi raporunda 1.259,00 TL'nin işlemiş faizinin 1.213,16 TL olduğu ve davalının 527,84 TL fazla ödeme yaptığı hesaplandığından, davacının zararı davalı tarafından karşılanmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut sigortası sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dairemizin 12.4.2007 tarih, 2006/2385 Esas, 2007/5710 Karar sayılı bozma ilamında, yerel mahkemece kiracının kusursuz sorumluluğu sebebiyle verilen kabul kararı, B.K.nun 58. maddesi kapsamında kusursuz sorumluluk hali ancak binanın malikiyle ilgili olup, binadaki kiracının sorumluluğunun bu kapsamda değerlendirilemeyeceği ve somut olaya dair kusur raporu alınması gerektiği gerekçeleriyle bozulmuştur. Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak yeniden yargılama yapılmış, kusur tespitine dair 5 ayrı bilirkişi raporu ve ek raporlar alınarak, neticede mahkemece davalı %20 kusurlu görülmüş ve davalının davacıya yaptığı ödeme dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Maddi olay, davalı kiracının evden ayrılırken mutfaktaki ocağı açık unutması ve yağın parlaması neticesinde yangın çıkması şeklinde gerçekleşmiştir. Mahkemece, davalının %20 oranında kusurlu kabul edilmesi hatalıdır. Olayda davalının ocağı açık unutarak evden çıktığı sabit olup, söz konusu eylemiyle yangının çıkmasına sebebiyet verdiğinden davalı tam kusurludur. Mahkemece buna göre değerlendirme yapılarak davanın, davalının tam kusurlu addedilerek kabulü gerekip, yazılı gerekçeyle red kararı verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy