(4458 S. K. m. 234) (6100 S. K. m. 120)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.4.2012 tarih ve 2008/670-2012/195 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı adına düzenlediği vekaletnameyle 2003'den 2006 yılına kadar gümrük işlerinin davalı tarafından yürütüldüğünü, 29.7.2005 gün ve 24141 Sayılı beyanname de konu edilen malzemenin fiziki muayenesinde beyan edilen daha özel tanımlanamayan pozisyonun bulunduğunun tespit edildiğini, geçmişe doğru yapılan taramada 9 beyanname de daha benzer duruma rastlandığı ve 4.8.2005 günü Esenboğa Gümrük Müdürlüğüne bildirim yapılarak tahakkuk eden G.V. ve K.D.V.'lerin ödendiğini, Gümrük Kanunun 234-1-a ve K.D.V. Kanunun 51. maddesine göre idarece salınan 3 kat para cezası için davalıdan sorumluluğunu yerine getirmesinin istendiğini, davalıya keşide edilen ihtara rağmen ödeme yapmadığını müvekkilinin cezalan ödemek zorunda kaldığını, toplam ödenen ceza miktarının 37.296,60 TL olduğu, 622,89 TL ihtar gideri, 736,90 TL dava harcı gideri 3.846,50 TL de vekalet ücreti ödendiği, bu sebeple toplam 42.502,89 TL'nin 1.083,00 TL'si için 15.3.2006'dan kalan kısma dava tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanarak davalıdan tahsiline karar verilmesi dava ve istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı tarafça gider avansının karşılanmadığı gerekçesiyle, H.M.K.'nın 120. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, alacak istemine dair olup, mahkemece gider avansının kesin süre içinde yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 13.10.2011 tarihli davacı vekilinin bulunmadığı duruşmada, davacı tarafa gider avansının yatırılması için mehil verilmiş, bu ara karar davacı vekiline 2.11.2011 tarihinde tebliğ edilmiş ve davacı vekili süresi içinde 14.11.2011'de mahkemece belirlenen tutarı gider avansı olarak mahkeme veznesine depo etmiştir.
Bu durumda mahkemece dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy