(6100 S. K. m. 114)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04/10/2011 tarih ve 2010/1066-2011/944 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yazılı emir yoluyla istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. E. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin T.Vakıflar Bankası A.Ş. Bakırköy Şubesi nezdindeki bankomat TL hesabından 600,00 TL'nin rızası dışında 3. kişilerce, kendisi adına ikinci bir sim kart çıkartılmak suretiyle, internet bankacılığı aracılığıyla dava dışı F. A. adlı kişinin hesabına aktarılarak çekildiğini, kusurlu olması nedeni ile 600,00 TL'nin reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı Vodafone A.Ş'nin, mülkiyeti aralarındaki sözleşme süresi içerisinde telefon hattı sahibine ait SİM kartı iptal edip yenisini verirken, işlem yaptığı kişinin gerçek hat sahibi olup olmadığını yeterli ve özenli bir şekilde kontrol etmemesi sebebiyle 1/4, davalı bankanın ise kendisine müttelafik kusur oranında davalı bankanın ise kendisine tevdi edilen parayı gerektiği gibi koruyamayarak özen yükümlülüğünü ihlal etmesi sebebiyle 3/4 oranında müterafik kusurlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulüne ve 450,00 TL.'nin davalı bankadan, 150,00 TL'nin davalı GSM şirketinden 20/09/2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Davalı Vodafone Telekomünikasyon A.Ş. vekilinin kanun yararına bozma istemi Adalet Bakanlığı tarafından yerinde görülmekle, yerel mahkeme kararı aleyhine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulmuştur.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının bankada mevcut hesabında yapılan usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı Vodafone A.Ş. 1/4 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davacı ile bu davalı arasında internet bankacılığı ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı bankanın zararıdır. Davacının alacağı, davalı banka açısından aynen devam etmektedir. Davacı talebini, akidi davalı bankaya yöneltmelidir. Şayet usulsüz işlemde davalı Vodafone A.Ş'nin bir kusuru mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı saklamakla yükümlülüğü bulunan, bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı bankaya aittir. Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı Vodafone A.Ş'ye husumet düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı Vodafone A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı emir yoluyla hükmün bozulması istemi yerinde görüldüğünden kabulü ile davalı Vodafone A.Ş. hakkındaki hükmün HUMK'nun 427/7. maddesi hükmüne göre ve sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, karardan bir örneğinin Cumhuriyet Başsavcılığına, bir örneğinin de Resmi Gazete'de yayımlanmak üzere T.C. Adalet Bakanlığı'na, dava dosyasının ise yerel mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdiine, 08.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy