(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 2.6.2011 tarih ve 2007/471-2011/230 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Kamil Ersin Ortaç tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalının Zonguldak/Gazipaşa Şubesi'ne ait keşidecisi dava dışı G... Demir Ltd. Şti. olan çeki muhatap bankaya ibraz ettiğinde çek hesabının sahte kimlik ve belgeye dayalı olarak açılmış olduğu gerekçesi ile çek hakkında muhatap bankaca bir işlem yapılmayarak çekin kendisine iade olunduğunu, yapılan icra takibinde de bu güne değin bir sonuç alınamamış olduğunu, davalı Banka'nın ibraz olunan belgeler üzerinde gerekli özen dikkati göstermeksizin hareket etmiş olması nedeni ile zarardan sorumlu bulunduğunu ileri sürülerek çek bedeli olan 9.500 TL'nin davalı Banka'dan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin çek hesabının açılması safhasında gereken yasal formalitelerin tümünü yerine getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bankanın noter tarafından düzenlenen tasdikli belgelere itibar ederek çek karnesi verdiği ve tacir olmanın yasal gerekliliklerini tümüyle yerine getirdiği için zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, davalı Banka'nın gerekli araştırma ve inceleme yapmadan davaya konu çeki düzenleyen keşideci adına hesap açtığını ve bu sebeple ödenmeyen çek sebebiyle zarara uğradığını ileri sürerek çek bedelinin tahsilini talep etmiş, mahkemece de, bankanın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosya kapsamında görüşüne başvurulan bilirkişinin raporunda ifade edildiği üzere, T. K. isimli kişinin nüfus kağıdının kimliği belirsiz bir kişi tarafından ele geçirildiği, bu kişi tarafından söz konusu nüfus kağıdına başka bir fotoğraf yapıştırıldığı, sahte olarak düzenlenen bu nüfus cüzdanı ile de noterde işlem yapılarak onaylı nüfus cüzdanı sureti alındığı ve davalı Banka'daki hesabın da bu suret ile açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, müşterisi adına çek hesabı açan davalı Banka'nın müşterinin nüfus kağıdının onaylı sureti ile yetinmeyip aslını da incelemesinin gerekli bulunması karşısında faaliyetini imtiyaz almak suretiyle devam ettiren ve hafif kusurundan dahi sorumlu bulunan davalı Banka'nın somut olayda sorumluluğunun bulunmadığına hükmedilmesi doğru bulunmadığı gibi, davacı tarafın da ticari ilişkiye girdiği kimseleri seçmede gereken özeni göstermemesi sebebiyle müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmemesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeple davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün yukarda yazılı sebeple davacı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy