(818 S. K. m. 399) (6098 S. K. m. 515)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.5.2012 tarih ve 2011/512-2012/257 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalının yaptığı ihaleye istinaden arıza onarım ve bakım işini üstlendiğini, söz konusu işin tamamlandığını ve geçici kabullerinin yapıldığını, müvekkilinin SGK'dan ilişiksizlik belgesi ve vergi dairesinden borcu olmadığına dair yazı sunmasına rağmen, davalı tarafça müvekkilinin verdiği kesin teminat mektubunu serbest bırakmadığını ileri sürerek, 187.500,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun iadesine, iade edilmeyen teminat mektubu sebebiyle müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı komisyonları için şimdilik 3.076,15 TL'nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirket çalışanlarının davacı ve müvekkili aleyhine açtığı işçilik alacağı ve iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine dair toplam 4 adet derdest dava bulunduğunu, müvekkil şirketin yaklaşık 100.000,00 TL ödeme ihtimalinin söz konusu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı taraf SSK ilişiksizlik belgesi sunmuş ise de, sözleşmenin 23.3. maddesi uyarınca davacı işçilerinin açtığı davalar sebebiyle davalının bir tazminat ödemesi durumunda davalının bu miktarı davacının gösterdiği teminatlardan tahsil edebileceği düzenlenmiş olmakla, derdest davalar sebebiyle teminat mektuplarının iade koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy