(6762 S. K. m. 82, 83)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 8.5.2012 tarih ve 2009/1118-2012/305 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Hesna Coşar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiliyle davalı arasında acentelik sözleşmesi yapıldığını, sözleşme uyarınca müvekkilinin yatırımları olduğunu, ancak davalının sözleşmeyi kötüniyetli ve tek taraflı bir şekilde haksız olarak feshettiğini, müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 7.000 TL depozito, 20.000 usd teminat senedinin aynen teslimi veya olmadığı takdirde iptali, 25.000 TL maddi, 35.000 TL manevi ve 9.839, 16 TL cari hesap alacağının tahsilini talep ve dava etmiş, 3.2.2010 tarihli celsede maddi ve manevi tazminat taleplerini atiye terk ettiklerini belirtmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava, davalının acentesi olan davacının sözleşmenin davalı tarafça haksız feshi sebebiyle sözleşme dolayısıyla davalıya verilen depozito ve teminat senedinin iadesi ve davalı nezdinde olan 9.839,19.-TL cari hesap alacağının davalıdan tahsili talebine dair olduğu, taraflar arasında 24.2.2009 tarihinde imzalanan acentelik sözleşmesiyle davacının karayoluyla şehirlerarası eşya taşımacılığı konusunda acente olarak tayin edildiği, sözleşme süresinin 1.3.2009- 31.3.2012 tarihleri arasında geçerli olmak üzere kararlaştırıldığı, sözleşmenin davalı tarafından Eyüp 7. Noterliği'nin 21.7.2009 tarihli ve 11958 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tek taraflı feshedildiği, sözleşmenin feshiyle birlikte taraflar sözleşme gereği verdiklerini geri isteme hakkına sahip olup davacının ticari defterlerinde kayıt altına alınmamakla birlikte çıkarılan isticvap davetiyesine rağmen duruşmaya katılmadığı ve beyanda bulunmadığı için davalıdan sadır kabul edilen teminat senedi ve depozite bedeli dekontu ve sözleşme ek protokolüne göre davalıya sözleşme gereği ödenen 7.000 TL nin ve 20.000-usd bedelli teminat senedinin davalıdan alınarak davacıya iadesine karar vermek gerektiği, davacı huzurdaki davada cari hesaptan kaynaklanan 9.839,16.-TL nin de davalıdan tahsilini talep etmişse de davanın haksız fesih iddiasına dayalı olarak açılması ve fesih sebebiyle tarafların sözleşme gereği verdiklerini talep etmeye hakları bulunması sebebiyle bu talebin reddine karar vermek gerektiği, gerekçesiyle davacının maddi ve manevi tazminat istemleri geri alınmakla bu talepler yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer talepler yönünden davanın kısmen kabulü ile, 20.000 usd bedelli teminat senedinin aynen olmadığı takdirde bedelinin ve 7.000 TL depozito bedelinin 22.8.2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sözleşmenin feshi sebebiyle verilen depozitonun, cari hesap alacağının tahsili ve teminat senedinin iadesi talebine dair olup, bilirkişi, davacının defterlerinin usulüne uygun olduğu ve bu kayıtlara göre davacının alacaklı olduğu belirtmesine rağmen, mahkemece fesih sebebiyle tarafların ancak verdiklerini, talep hakları bulunduğundan bahisle bu kalem alacak istemi reddedilmiştir. Ancak, davacı fesih sebebiyle tazminat talep etmeyip cari hesap alacağının tahsilini talep ettiğinden mahkemenin bu gerekçesi doğru değildir. Yine, mahkemece sadece davacı defterleri üzerinde inceleme yaptırılmış olup, ticari defterlerin inceleme usulü ve ne şekilde delil teşkil edecekleri T.T.K. nun 82. vd maddelerinde düzenlenmiş olup, bu hükümlere göre ticari defterlerin Kanunun öngördüğü şekilde tasdiklerinin yapılmış olması ve ayrıca her iki tarafın ticari defterleri üzerinde yapılması gerekmektedir. Ancak, T.T.K.nın 83. maddesine dayanılması halinde istisnaen tek taraflı olarak ticari defterlerin üzerinde inceleme yapılabilir. Somut olayda ise, davacı ticari defterlerine ve bunun yanı sıra başkaca delillere dayanmış olup, T.T.K.nın 83. maddesinin uygulama olanağı bulunmamaktadır. Bu sebeple de davacının talebinin cari hesap alacağı olduğu gözetilerek her iki yanın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle alacak istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy