(818 S. K. m. 487)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04/03/2010 tarih ve 2007/215-2010/37 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı-karşı davalı vekiliyle davalı-karşı davacı A. T. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/04/2012 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. C. A. davalılar-karşı davacılar vekili Av. H. S. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi B. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı-karşı davalı vekili, müvekkiliyle davalı A. T. arasında 08.03.2007 tarihinde protokol düzenlendiğini, bu protokole 18.03.2007 tarihinde ek yapıldığını, diğer davalının da müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğunu, müvekkilinin protokol kapsamında ödemelerini yapmaya başlamasına rağmen davalı A. T.'un edimlerini yerine getirmediğini, çekilen ihtarların karşılıksız kaldığını, tek taraflı olarak bu protokole uymasının beklenemeyeceğini, ayrıca protokol çerçevesinde kurulan ve müvekkilinin %50 pay sahibi olduğu dava dışı limitet şirketin parasının ve demirbaşlarını kullandıklarını, şirketi yönetme hakkını engellediklerini, protokolün feshedildiğini ileri sürerek, anılan protokolün feshedildiğinin tespitine, ödenen paranın şimdilik 5.000 USD, 4.000 YTL ve 1.000 Euro'nun faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili E. F. Ö. T.'un ancak diğer müvekkil davalıya yapılacak ödemeler için kefil olduğunu, bu bedelin bir kısmının ödendiğini, kalan kısım için ancak anılan davalının davacıyla kefil davalıya başvurabileceğini, bu kişinin davalı gösterilmesinin doğru olmadığını, davacının edimlerini yerine getirmediğini, iddianın yerinde bulunmadığını, müvekkili A. T.'un sözleşmede belirtilen şirketi kurarak faaliyete geçirdiğini, yine protokole uygun şekilde ticari faaliyette bulunulması planlanan taşınmazın kendisinin kirasında olduğunu, ortağı bulunduğu başka bir şirketin faaliyet gösterdiğini, aynı adreste şirketlerin faaliyet gösterebileceğini, dekorasyon çalışmalarına başladığını, ikinci şirketin varlığı bakımından taşınmaz mal sahibinden teyit alındığını savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davasında da; davacının sözleşmeyi ihlal etmesinden dolayı 1.000 TL maddi tazminat, 1.000 TL mahrum kalınan kar ile 500 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, protokol hükümlerine göre tarafların kuracakları limitet şirketin davalı A. T.'un üç yıllığına kiralayacağı taşınmaz üzerinde faaliyet göstermesinin kararlaştırıldığı, bu davalının belirlenen taşınmazla ilgili kiralama yükümlülüğünü yerine getirmediği, aksine başka bir şirketin faaliyet gösterdiği, davacının temerrüde düşüren veya karşı tarafa edimlerini yerine getirmesi için mehil veren ihtarnamesi olmasa da bunun semeresiz kalacağı, zira taşınmazın başkası tarafından kiralandığı, davacının ödemeler yaptığı, sözleşmeden dönmesinin hukuka uygun bulunduğu, karşı davanın yerinde olmadığı, davalı A. T.'un edimini yerine getirmediği, diğer davalı her ne kadar protokolü müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzalamış ise de protokolde bu davalının somut olarak hangi borç için kefil olduğunun açıklanmadığı, somut olayın şartları bakımından da kesin olarak saptanmadığı, geçerli bir kefalet sözleşmesinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle asıl davada 5.000 USD, 4.000.00 TL ve 1.000 Euro'nun davalı A. T.'tan tahsiline, 08.03.2007 ve 18.03.2007 tarihli protokolün feshine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalıyla davalı-karşı davacı A. T. vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, protokol hükümlerine göre davalı-karşı davacı A. T.'un belirlenen taşınmazın malikiyle kurulması planlanan şirketi temsilen yapacağı kira sözleşmesi uyarınca bu şirketi faaliyete geçirmesi sonrasında davacının kararlaştırılan parayı ödemesinin gerekmesine, anılan davalının kiralama edimini yerine getirmemesine, taşınmazda başka şirketin kiracı olarak faaliyet göstermesine göre, davalı-karşı davacı A. T. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, taraflar arasındaki protokolün haklı nedenle feshedildiğinin tespitiyle verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davalı E. F. Ö. T., uyuşmazlık konusu protokolde açıkça belirtildiği üzere, davalı A. T.'a verilen ve verilecek bedellerle ilgili ve sınırlı olarak müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzalamıştır. Davalı A. T.'a protokol kapsamında verilecek mablağın tutarı açık ve belirlidir. Tarafların iradeleri ve konumları dikkate alındığında davalı A. T.'un edimleri bakımından diğer davalının protokolü imzaladığı açıktır. Bu durum karşısında, davacının ödediği paralar bakımından davalı E. F. Ö. T.'un da sorumlu olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı-karşı davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı A. T. vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın anılan taraf yararına, BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 704,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-karşı davacı A. T.'tan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine, 10.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy