(2004 S. K. m. 265)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.04.2011 tarih ve 2011/249-2011/245 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S
D
S
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: İhtiyati hacze itiraz eden R
K
ve Ö
Y
vekilleri, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını ileri sürerek ihtiyati haczin kaldırılmasını istemişlerdir.
Karşı taraf, duruşmadaki beyanında ihtiyati hacizden feragat ettiğini bildirmiştir.
Mahkemece, alacaklı vekilinin ihtiyati hacizden feragat ettiği gerekçesiyle itirazın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, karar kesinleştiğinde teminatın iadesine karar verilmiştir.
Karar, ihtiyati hacze itiraz eden vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava ihtiyati hacze itiraza ilişkindir. Alacaklı vekili yargılama sırasında ihtiyati haciz talebinden feragat ettiğini bildirmiş olup, mahkemece alacaklı vekilinin feragati göz önüne alınarak ihtiyati hacze itiraz edenlerin itirazlarının kabulüyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın ihtiyati hacze itiraz edenler lehine bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 02.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy