(6762 S. K. m. 381, 384)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Hendek Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.4.2013 tarih ve 2002/226-2012/243 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Melih Serdar Çakır tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, şirket yönetim kurulunun şahsi menfaat elde etmek için şirket ve müvekkilleri aleyhine işlemlerde bulunduğunu, müvekkillerinin yönetim kurulunu ibra etmediğini, genel kurul kararlarının iptali için davalar açtıklarını, gerek toplanma usulü, gerek alınan kararlar usule ve yasaya ve şirket ana sözleşmesine aykırı olması, önceki genel kurulların ibrası konusundaki işlemler henüz kesinleşmemiş olması ve haklarında iptal davalarının halen devam etmesi sebebiyle 14.6.2002 tarihinde yapılan genel kurulun iptaline, alınmış kararların geçersiz sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 6762 Sayılı T.T.K.384/1 maddedeki dava şartının yerine getirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre: davalı şirketçe yapılan genel kurul toplantısının ve genel kurulda alınan kararların afaki iyiniyet kurallarına aykırı olup çoğunluğun yetkisini kötüye kullanarak azınlığın ve münferit pay sahiplerinin haklarını ihlal ettiği 1999/243 ve 1999/189 esas sayılı dosyaların kapsamları da birlikte değerlendirildiğinde 14.6.2002 tarihli genel kurul kararlarının iptaline karar verildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6762 Sayılı Kanunun 381 vd. maddeleri uyarınca açılmış bulunan genel kurul kararlarının iptaline dair olup, davacı alınan kararların yasa, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğunu ileri sürmüştür. Mutlak butlan hali dışında toplantıya katılıp alınan karara karşı aleyhe oy veren ve muhalefetini tutanağa geçirten ortağın yukarda belirtilen sebeplerle iptal davası açması mümkündür. Alınan kararların iptaline karar verilebilmesi için her bir karar bakımından mahkemece davacıdan hangi sebeple kararın iptalini istediğini sorması ve buna göre de her bir karar bakımından inceleme yapması, inceleme özel ve teknik bilgiyi gerektiriyor ise bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılması ve kararda da talebin hangi sebeple reddine veya kabulüne karar verildiğinin gerekçede açıklanması gerekir. Temyiz olunan karar bu bakımdan gerekli gerekçeyi içermediği gibi bilirkişi raporu da hüküm kurmaya ve hükmü izlemeye elverişli değildir. Mahkemece 1999/243 ve 1999/189 Sayılı dosyaların hangi sebeple davaya konu edilen genel kurul kararının iptaline neden olduğu açıklanıp tartışılmamış olduğu gibi anılan dosyalarla ilgili kararın da kesinleştiğine dair dosyada bilgi ve belgeye rastlanmamış, aksine UYAP üzerinden yapılan kontrolde dosyaların temyiz aşamasında bulunduğu anlaşılmıştır. Açıklanan tüm bu sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy