(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 201, 230, 231, 232, 233, 234, 235)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Körfez Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29/12/2009 tarih ve 2009/664-2009/1007 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M
A
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıyla yaptığı anlaşma gereğince davalı şirketin acentesi olduğu gemilere ücret karşılığında motor servis ücreti verdiğini, 20/02/2009 tarihli protokol uyarınca her biri 130,00 TL.'den toplam 47 adet motor servis hizmeti karşılığında 6.110,00 TL. borcu müvekkiline 2009 Nisan ayı sonuna kadar ödeyeceğini yazılı olarak beyan etmesine rağmen 2.000,00 TL.'sini ödediğini ancak bakiyesi olan 4.110,00 TL.'yi ödemediğini, yapılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini, % 40 oranında icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının bir motor servis ücreti olan 130,00 TL karşılığı toplam 6.110 TL alacağının bulunduğu, ödenen kısmın düşülmesi ile 4.110 TL alacağının kaldığı, davalı tarafın duruşmaya katılmadığı gibi yazılı cevap da vermediği ve herhangi bir delil de bildirmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.110,00 TL asıl alacak ve 256,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.366,44 TL üzerinden icra takibinin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin acentesi olduğu gemiler için verilen motor servis ücretinin tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir. Bu durumda HUMK 201/ilk cümle uyarınca davalının, davacının dava dilekçesinde dayandığı vakıaları inkar etmiş sayılacağı hususu izahtan varestedir. Bu durumda motor servis hizmeti verildiğini ve bedelini kanıtlamak yükü davacı yana aittir. Mahkemece davanın kabulü kararına gerekçe olarak gösterilen, davacının sunduğu ve altında 'not' ibaresi yazılı olan belgenin davalı aleyhine delil olarak kabulü için bu belgenin davalı taraftan sadır olduğunun belirlenmesi gerekir.
HUMK'un 230 ve müteakip maddelerinde düzenlenen isticvap, bir davada o davayla ilgili belli vakıaların açıklığa kavuşturulması, varlığı ve yokluğu konusunda aleyhine olan tarafın ikrarının sağlanması amacıyla hakimin kendiliğinden veya taraflardan birinin isteminin kabulüyle başvurabileceği usulü bir işlemdir. Davalının temyiz aşamasında, davacı tarafın sunduğu belgenin doğru olmadığını bildirerek farklı bir belge sunduğu da dikkate alındığında mahkemece, dosyada mevcut davacı tarafından ibraz edilen belgenin davalı taraftan sadır olup olmadığı hususunda davalının HUMK'un 230-235 inci maddelerindeki usule göre isticvap edilmesi, belgenin içeriğinin doğruluğu araştırılarak sonucuna göre hüküm verilmesi gerekirken, eksik araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy