(6100 S. K. m. 320) (6098 S. K. m. 20) (6101 S. K. m. 2, 3, 4) (2004 S. K. m. 257)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.10.2012 tarih ve 2012/835-2012/836 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili banka ile borçlular arasında kredi sözleşmesi yapıldığını, asıl borçlunun N. Kömür Katı Yakıt Gıda İnş. Nak. Turz. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. diğer borçluların müşterek borçlu müteselsil kefil ve borç miktarının 1.665.686.45 TL olduğunu, borçlulara ihtarname gönderdiklerini, ancak borcun ödenmediğini ileri sürerek borçluların borcu karşılayacak şekilde taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, HMK'nun 320/1 maddesi nazara alınarak dosya üzerinde yapılan incelemede asıl borçlu bakımından talebin kabulü ile TBK'nun 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen, genel işlem koşullarına ilişkin kuralların emredici nitelikte olduğu, Yürürlük Yasası'nın 2, 3, 4 üncü ve 7 nci maddeleri bir arada yorumlandığında, genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemenin, ne zaman düzenlenmiş olurlarsa olsunlar, 6098 sayılı TBK'nun hükümlerinin uygulanmasının gerektiği gerekçesiyle kefiller bakımından talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, hakkında ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere ihtiyati haciz kararma dayanak yapılan kredi sözleşmesinin mülga 818 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu tarihte düzenlendiği ve keza kredinin de o zaman verildiği taraflar arasında çekişmesizdir. Bu durumda 6101 sayılı Kanun'un 4. maddesinin iş bu uyuşmazlıkta uygulanması mümkün bulunmadığından mahkemenin bu yöndeki gerekçesine itibar olunamaz. Yürürlük Kanunu'nun 1. maddesi hükmüne göre de olayda temerrüt, sona erme ve tasfiye söz konusu olmadığı ve salt genel işlem şartlarına aykırılık kamu düzeni ve genel ahlak kapsamında bulunmadığı gibi olayda 7. maddenin uygulama koşulları da oluşmadığından mahkemece İİK. 257. maddedeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde kefiller yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine hükmolunması doğru olmamış kararın bu nedenle ihtiyati haciz isteminde bulunan yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteminde bulunan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy