(6762 S. K. m. 571, 704, 724)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.5.2012 tarih ve 2010/295-2012/301 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili bankanın müşterilerinden olan dava dışı E... Yapı Mlz. Taş. Tur. İnş. Akaryakıt ve Tic. Ltd. Şti. firmasının yetkilisi olan M. K. E.'ün aracında meydana gelen hırsızlık olayı sebebiyle araçta bulunan boş çek koçanlarının çalındığını, Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu ve Cumhuriyet Başsavcılığınca bankaya yazılan yazıyla 300850 ile 300874 seri numaraları da dahil olmak üzere aradaki tüm numaralı çeklerin suç delili olduğunun bildirildiğini, Cumhuriyet Savcılığınca bildirilen çeklerden biri olan 300853 seri numaralı 24.4.2009 keşide tarihli ve 9.500tl bedelli çekin sahte bir şekilde doldurularak müvekkil bankaya takastan ibraz edildiğini ve davacı bankaca E... Yapı Malz. Taş. Tur. İnş. Akaryakıt ve Tic. Ltd. Şti.'nin 14127720 numaralı kredili mevduat hesabından ödendiğini, banka tarafından yapılan bu hata sebebiyle E... Yapı Malz. Taş. Tur. İnş. Akaryakıt ve Tic. Ltd. Şti.'nin zararlarının karşılandığını ve şirketin müvekkili bankayı ibra ettiğini, banka tarafından sehven ödeme yapılan davalı ve şirket yetkilisine noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini, bedeli kendisine ödenen çek üzerinde Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığının tedbir kararının bulunduğunu, ödemenin sehven yapıldığını, bu durumun davalı tarafın sebepsiz zenginleşmesine yol açtığını, çek bedelinin iadesinin gerektiğinin bildirildiği ancak netice alınamadığını ileri sürerek, 9.500,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın davada taraf sıfatı ve ehliyetinin bulunmadığını, 6762 Sayılı T.T.K.nın 724. maddesinin amir hükmü uyarınca davaya konu çeki ödemiş olmasından doğan zararın davacı bankaya ait olduğunu, davacı bankanın kusuruyla yapmış olduğu ödeme nedeni ile bu ödemeyi yapmış olan kendi çalışanına haksız fiil hükümleri uyarınca rücu edebileceğini ve uğramış olduğunu iddia ettiği zararı tazmin edebileceğini, davalı şirketin davaya konu çekte iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, davacı tarafın ancak kötü niyetli kişilere karşı sebepsiz zenginleşme sebebiyle dava açabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu bedelin ödemesine dayanak teşkil eden çekin sahte olarak doldurulmuş olduğu hususunun taraflar arasında ihtilafsız bulunduğu, çekteki mevcut durumun çekin hükümsüzlüğü neticesini doğuracağı, bu haliyle mutlak defi olduğu, 6762 Sayılı T.T.K.571. madde uyarınca mutlak definin iyi niyetli hamil dahil herkese karşı ileri sürülebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı muhatap banka tarafından ödenen sahte çek bedelinin çeki ibraz eden hamilden rücuen tahsiline ilişkindir.
Çeki elinde bulunduran hamilin, çeki kötü niyetle veya ağır kusurla iktisap etmiş olmadıkça geri vermekle yükümlü olmayacağını öngören mülga T.T.K.nın 704. maddesi karşısında, hamil çekin sahte ve tahrif edilmiş olduğunu biliyor veya söz gelimi çek üzerinde bu eylemlerin varlığı belli olan hallerde bilmesi gerektiği kabul edilebiliyor ise bankanın bu kişiye rücu hakkının tanınabileceği, başka bir anlatımla, hamil kötüniyetli ise, bankanın, bu paranın kendisine geri verilmesini hamilden isteyeceği, iyiniyetli hamile ise hataen ödeme sebebiyle başvurma imkanının olmadığı, sahte veya tahrif edilmiş çeki ödeyerek zarara uğrayan bankanın ancak bu fiilin failinden zararının tazminini isteyebileceği, (Tekil Müge, Çekte Muhatap Bankanın Hukuki Sorumluluğu, 1997, s.86,93,94; Eriş Gönen, Türk Ticaret Kanunu, 2010, C.4, s.4361, Öztan Fırat, Kıymetli Evrak Hukuku 2. Bası 1997, s. 1112) değerlendirilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 10.9.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy