(6762 S. K. m. 1269)
Taraflar arasında görülen davada Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.09.2012 tarifi ve 2012/2l1 - 2012/267 sayılı kanunu Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içimle verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mehmet Alper Bostancı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, durulma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra isin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen hayat sigortası poliçesinin 30 yıllık süresinin dolduğunu, bu süreç zarfında müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini, hayat sigortasının Ocak 2004 yılında sona erdiğinin 12.01.2009 tarihli yazılarında iddia edildiğini, sözleşme gereği davalıdan 72.460,00 YTL'nin talep edildiğinde sigorta şirketinin paranın enflasyona endeksli olmaması ve Türk Lirasından 6 sıfır silinmesi nedeniyle müvekkilinin alacağının 10,25 TL olduğunun ve ibranamenin imzalanıp gönderilmesi halinde ödeneceğinin kendilerine bildirildiğini, müvekkilinin hata ve ikrahı bu tarih itibariyle öğrendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zaman aşımına uğradığını, davacının 09.01.1974 tanzim tarihli 1507816-7 numaralı, 30 yıl süreli tam hayat meblağ sigortasıyla sigortalı olduğunu, tasdikli tarifelere uygun olarak düzenlenen poliçeye göre ödenecek primler ile süre sonu itibariyle davalıya sağlanan teminat miktarının açıkça belirtildiğini, TTK'nın 1269 maddesi gereğince hayat sigortalarında sigortacının poliçede gösterilen bedeli tazminle yükümlü bulunduğunu, davacının hak ettiği tutar olan 10,25 TL'yi ödemeyi kabul ettiklerini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamıma uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonumla, davacıya ait 1507816-7 nolu 09.01.1974 tarihli poliçenin süresinin 09.02.2004 tarihinde sona erdiği, poliçede belirtilen ve sigorta şirketinin ödemekle yükümlü olduğu tespit edilen nominal değerin eski Türk Lirası ile 72.460 TL olduğu, sigortalık süresinde davalı sigortalının elde etniği olduğu karların %30 nun her 5 yılda bir sigortalı hesaplarına dağıtılması sonucu nominal değere kar payının ilavesiyle bu değerin eski Türk Lirası ile 10.235.450 TL olduğu, Türk Lirasından 6 sıfırın atılmasıyla bu bedelin 10,25 yeni TL'ye tekabül ettiği ve bu miktar ödemenin davalı tarafından verilen cevapta kabul edildiği bildirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10,25 TL'nin 24/11/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.09.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy