(818 S. K. m. 110)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.7.2012 tarih ve 2011/634 - 2012/393 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete verilen Kuveyt Türk Katılım Bankası Ostim - Ankara Şubesi'ne ait teminat mektubunun da bulunduğu çelik kasanın 20.8.2011 tarihinde çalındığını, davalı bankanın 26.8.2011 tarihine kadar tazmin için bir başvuru olmadığından bankanın sorumluluğunun kalmadığını bildirildiğini, teminat mektubunun çalınma sebebiyle kaybolmasından dolayı davalı bankaya ibrazının mümkün olamayacağını ileri sürerek, teminat mektubu bedelinin olan 13.500,00 Euro'nun aynen, mümkün değilse ödeme günündeki döviz kuru üzerinden faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının anılan teminat mektubunun vade tarihi olan 26.8.2011 tarihine kadar tazmini için talepte bulunmadığından müvekkilinin garanti taahhüdünün sona erdiğini, tazmin için teminat mektubu aslının eklenmesinin şart olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 20.8.2011 tarihinde teminat mektubunu çaldırdığı, aynı gün şikayetçi olduğu, teminat mektubu bulunamayınca 19.9.2011 tarihli ihtarnameyle tazmin talebinde bulunduğu, mektubun vadesi 26.8.2011 tarihinde dolmuş ise de, meydana gelen hırsızlık olayının davacı için mücbir sebep teşkil ettiği ve bankaya başvurduğu tarihe kadar olan sürenin makul bir süre olduğu, davalı bankanın teminat mektup bedelini tazminle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, teminat mektubundan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarda özetlenen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davaya konu teminat mektubu örneğinde, teminat mektubunun 26.8.2011 tarihine kadar geçerli olup, bu tarihe kadar yazılı tazmin talebinde bulunulmadığı takdirde hükümsüz olacağı koşulu bulunmaktadır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanununun 110/2. maddesine göre, muayyen bir müddet için yapılan taahhütlerde müddetin bitimine kadar taahhüt edene yazılı olarak başvurulmaması halinde, taahhüdün hükümsüz olacağına dair sözleşmenin geçerli olduğu öngörülmüştür. Bu durumda, taşıdığı koşul itibariyle, vade bitimine kadar davalı bankaya başvurulmaması sebebiyle geçersiz teminat mektubuna dayalı olarak davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 16.09.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy