(1086 S. K. m. 74) (6100 S. K. m. 26)
Dava: Taraflar arasında görülen davada G. 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.6.2009 tarih ve 2006/347 - 2009/258 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Erhan Köse tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin babası A. N. G.'nun 9.12.2002 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak müvekkili ve davalıyı bıraktığını, murisin ölmeden muvazaalı olarak, mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla G... Petrol Ür. A.Ş. ve G... Yapı Malz. A.Ş.'deki hisselerini davalıya devrettiğini ileri sürerek, hisselerin iptalini, tereke adına tescili talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, devrin muvazaalı olarak yapılmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, murisin mal varlığı ve ekonomik durumu itibariyle şirket hisselerini davalıya satmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığı, davacı kızından mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak hisselerini devrettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, şirketlerdeki hisselerin iptaliyle davacı adına 1/2 kısmının tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, anonim şirket hisselerinin muris muvazaasına dayalı olarak iptaliyle tescili istemine dair olup, mahkemece davalının muristen intikal eden 1/2 hissesinin iptaliyle davalı adına tesciline karar verilmiştir. Oysa, davacı vekili dava ve ıslah dilekçesinde hisselerin tereke adına tescilini talep etmiş olup, karar tarihinde yürürlükte olan H.U.M.K.nun 74. maddesiyle halen yürürlükte bulunan H.M.K.nun 26/1. maddesi uyarınca, hakim her iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Ayrıca, anonim şirketlerde ortağın vefatı sonrası hisseleri doğrudan mirasçılarına intikal etmeyip, miras taksimine kadar tereke adına kayıtlıdır.
Bu itibarla mahkemece, davalının muristen intikal edipte iptaline karar verilen hisselerin, tereke adına iştirak halinde mülkiyet olarak tespitine karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın davalı yararına bozulmasına, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 19.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy