(818 S. K. m. 60)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03/12/2009 tarih ve 2009/1062-2009/2461 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde konut sigorta poliçesiyle sigortalı daireye su basması sonucu oluşan zarar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini, davalının sorumluluğundaki dairenin su kesintisi sırasında açık bırakılan çeşmelerinden daha sonra akan suların zarara neden olduğunu ileri sürerek, 3.350,00 YTL'nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın BK.nun 60. maddesine dayalı 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, istek miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının belirlenmesi için olay tarihinin tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, 1 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, konut sigorta sözleşmesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Borçlar kanunun 60/1 inci maddesine göre tazminat talebi, zarar görenin zararı ve tazmin yükümlüsü kişiyi öğrendiği tarihten itibaren bir yıl sonra zamanaşımına uğrar.
Somut olayda, davacı olay tarihinin 09.12.2005 olduğunu ileri sürmüş ise de bu tarih, olayın sigortacıya ihbar tarihi olup, ekspertiz raporu ve davalıya ait ilgili makama başlıklı yazıda ise olayın Mayıs 2005'te meydana geldiği belirtilmiştir. Dava, 22.11.2006 tarihinde açılmış olup, zamanaşımı açısından olay tarihinin ve öğrenme tarihinin kesin olarak belirlenmesi gerekmektedir. Zira BK.nun 60/1 inci maddesine göre tazminat talebi, zarar görenin zararı ve tazmin yükümlüsü kişiyi öğrendiği tarihten itibaren bir yıl sonra zamanaşımına uğrar.
Mahkemece, Dairemizin olay tarihinin belirlenmesine ilişkin bozma ilamına uyulduğu halde, bu konuda hiçbir araştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, mahkemece, gerektiğinde davacının sigortalısının da tanık olarak beyanı alınmak suretiyle, zarar verici olayın hangi tarihte meydana geldiği ve bunun hangi tarihte öğrenildiği tam olarak belirlenerek, daha doğru bir ifadeyle zararın ve failin öğrenildiği tarihin şüpheden uzak tam olarak belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, tahmine dayalı olarak olayın Mayıs 2005'te gerçekleştiğinin kabulüyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy