(2004 S. K. m. 72)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.02.2009 tarih ve 2005/476 - 2009/77 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. S. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından 20.08.1999 keşide tarihli 1.045,00 TL. 31.08.1999 keşide tarihli 1.045,00 TL. ve 10.09.1999 keşide tarihli 814,00 TL bedelli üç adet çekin hamiline yazılarak davalıya teslim edildiğini, daha sonra müvekkilinin 06.09.1999-11.04.2000 tarihleri arasında çek bedellerini ödediğini, ancak davalının 29.11.1999 tarihinde icra takibi başlattığını, müvekkilinin 11.04.2004 tarihli haciz sırasında 12.720.00 TL borcu kabul ederek taksitler halinde ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı alacaklıya borç miktarından fazla ödeme yapıldığını ileri sürerek, icra tehdidi altında yapılan fazla ödemenin tespitiyle müvekkiline iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Coşkun Mut, bankaya yapılan ödemelerin aralarındaki ticari ilişki nedeniyle olduğunu, ödenmeyen başka çek alacaklarının da bulunduğunu, ödemelerin icra takibine konu alacakla ilgili olmadığını, zamanaşımı süresinin de geçtiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, İİK. nun 72/7 nci maddesi gereğince istirdat davasının borç olmayan paranın tamamen ödendiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiği, davacının icra takibinde 12.900,00 TL borcu 11.10.2004 tarihli haciz esnasında düzenlenen haciz tutanağında kabul ve ikrar ederek altı taksitte ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, davacının davalının banka hesabına 1.400,00 TL'yi 2000 yılının 3. ve 4. ayları içerisinde ödediği, fazla yapıldığı belirtilen bu ödemelerin kabul edilmiş olması halinde dahi davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK. nun 72 nci maddesi uyarınca açılan istirdat istemine ilişkin olup, davacı takibe konu çek bedellerini daha önce davalıya ödediğini, davalının bu çekleri tekrar takibe koyarak mükerrer tahsilat yaptığını ileri sürerek, icra takibi üzerine ödediği paraların istirdadı için iş bu davayı açmıştır. Bu durumda İİK. nun 72 nci maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin icra takibinde yapılan son ödeme tarihinden itibaren başladığının kabulü gerekmektedir. Davacının son ödeme tarihi icra takip dosyasına göre 05/01/2005 tarihi olduğu, dava da 09/06/2005 tarihinde açıldığına göre, uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy