(5411 S. K. m. 141) (6762 S. K. m. 309, 319, 336, 340)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.10.2011 tarih ve 2010/96-2011/372 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12.11.2013 günü hazır bulunan davacı vekili ile davalı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Davacı Banka Denetim Kurulu üyeleri, T... A.Ş. tarafından kredi borçlusu T
Giyim Sanayi A.Ş. ve kredinin müşterek borçlu ve kefilleri E. ile A. hakkında 22.09.1998 tarihinde başlatılan icra takibi sırasında kefillerden E.'in maliki olduğu taşınmazdaki payına konulan haciz sonucu söz konusu taşınmazın 15.01.2001 tarihinde 38.250,00 TL bedelle ihale edildiğini, ancak kefil E.'in maliki olduğu taşınmazın icra satışına konu icra takibinin itfa sebebine dayanılarak merci hakimliği kararı ile iptal edildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, anılan kefil tarafından kendisinin müşterek-müteselsil kefaletine onu kredi borcunun bitmiş olmasına ve bankaca buna ilişkin 15.01.2001 tarihli yazı düzenlenmesine karşın hukuka aykırı şekilde cebri icra yolu ile kendisine et taşınmazın değerinin altında icra yolu ile satıldığı iddiasıyla banka aleyhine açtığı davaların lehine sonuçlandığını, kesinleşen mahkeme kararına dayalı sarak B... F... Bankası A.Ş tarafından 05.08.2009 tarihinde 729.405,86 TL'nin icra dosyasına ödendiğini, Banka Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda, dava dışı kredi borçlusu şirketin risklerinin tasfiye edilmesi üzerine icra takibinin sonlandırılması gerekirken takibe ve mahcuz taşınmazın satış işlemlerine devam edildiği ve satış için banka avukatı Metin'in görevlendirildiği, konudaki talimatların T... A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi olan ve Hukuk Birimi'nin fiili işleyişini yürüten Turgut tarafından verildiğinin belirtildiği, bu durumda banka tarafından 05.08.2009 tarihinde icra dosyasına ödenen 729.405,86 TL banka zararından davalı Turgut'un yönetim kurulu üyesi olması nedeni ile TTK'nın 319, 336 ve 341. maddeleri uyarınca sorumlu olduğunu ileri sürerek, oluşan banka zararının 05.08.2009 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı, dava konusu olayın TTK'nın 340. maddesi delaletiyle 309. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, davaya konu zararı doğuran olaylarla kendisinin hiçbir ilgisinin ve bu hususlarda bilgisinin bulunmadığını, davaya konu olaylarla ilgili olarak bir talimat vermediğini savunarak, davanın zamanaşımı ve esas yönlerinden reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının bir kısım makbuz ve yazıların altına düşülen notlardan hareket edilerek yönetim kurulu üyesi sıfatıyla sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, belgelerde davalının bu yönde bir talimat verip vermediği hakkında yeterli delil bulunmadığı, ayrıca davalının ibra edildiği genel kurul kararlarının geçerli olması nedeniyle hakkında sorumluluk davası açılmasının mümkün olmadığı ancak öncelikle TTK'nın 340. maddesi yollamasıyla uygulama alanı bulunan 309. maddesi uyarınca bu davanın davacının zararı ve faili öğrenmesinden itibaren 2 yıl içinde açılması gerektiği, 5411 sayılı Bankacılık Yasası'nın 141. maddesinde yer alan 20 yıllık zamanaşımı süresinin bankacılık yasasından doğan davalara ilişkin olup davalı yönetim kurulu üyesi aleyhine TTK'nın 336. maddesine göre açılan sorumluluk davasında 20 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasının mümkün bulunmadığı, fiilin vuku tarihinden itibaren 5 yıl geçmesi ile istemin zamanaşımına uğrayacağı, dava dışı E.'e ait taşınmazın ihale tarihi olan 15.01.2001 tarihinin zarar doğan fiilin işlendiği tarih olup, bu durumda 5 senelik zamanaşımının bu tarihten itibaren işleyeceği ve davanın fiilin işlendiği tarihten itibaren 9 yıl sonra 11.02.2010 tarihinde açıldığı, bu durumda davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,90 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 28.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy